Verdiğim sözü yanlış hatırladığımın farkında değildim, ne yapmalıyım?

Sorunun Detayı

"Arkadaşım bir söz verdiğimi iddia ediyor ama ben verdiğim o sözü hatırlamıyorum. Başka şekilde söz verdiğimi hatırlıyorum. Zira çok düşündüm ama hiç o şekilde anımsayamadım, o şartlara baktığımda da mantığıma uyan bir söz değil. Ben kendi verdiğimi sandığım söze göre hazırlık yapmıştım. Arkadaşımın iddiasına göre mi yoksa kendi hatırladığıma göre mi hareket etmeliyim? Böyle bir söz vermiş ama unutmuş olma ihtimalim de var."

Açıklama

Verilen sözlerin hatırlanmaması veya farklı hatırlanması durumunda İslam hukukunda nasıl davranılması gerektiği önemli bir meseledir. Söz, karşılıklı güven ve sorumluluk gerektiren bir taahhüttür.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, verilen sözün doğruluğu ve bağlayıcılığı esas alınır. Eğer söz verildiği kesinleşirse, unutulmuş olsa bile yerine getirilmesi gerekir. Ancak sözün içeriği ve şartları konusunda ihtilaf varsa, delil ve şahitlere başvurulur. Unutulmuş olmak veya farklı hatırlamak, sorumluluğu ortadan kaldırmaz ama delillerle desteklenmeyen iddialar dikkate alınmaz.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de verilen sözlerin tutulması emredilmiştir:

"Ey iman edenler! Verdiğiniz sözleri yerine getirin." (Maide, 5/1)

Hz. Peygamber (sav) de sözün önemini şöyle vurgulamıştır:

"Mümin, sözünde ve vaadinde güvenilir olandır." (Tirmizi)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, söz vermek İslam’da ciddi bir sorumluluktur. Eğer arkadaşınızın iddiası ile sizin hatırladığınız söz arasında fark varsa, öncelikle sözün gerçekten verilip verilmediği, hangi şartlarda verildiği netleştirilmelidir. Bu konuda mümkünse şahitlere başvurulabilir veya yazılı bir kayıt varsa ona bakılabilir. Unutkanlık veya farklı hatırlama, sözün geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Çünkü İslam’da söz vermek, niyet ve irade ile gerçekleşir ve yerine getirilmesi gerekir.

Eğer sözün içeriği konusunda ciddi bir belirsizlik varsa ve delil yoksa, Hanefi mezhebine göre ihtiyatlı davranmak, yani sözün arkadaşınızın iddia ettiği şekilde olduğunu varsaymak ve ona göre hareket etmek gerekir. Ancak bu durum zorluk çıkarıyorsa, karşılıklı konuşarak, anlaşarak çözüm aramak en uygunudur. Zira Peygamber Efendimiz (sav) "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" buyurmuştur.

Diğer Görüşler

Şafii ve Malik mezheplerinde de benzer şekilde sözün bağlayıcılığı vurgulanır. Ancak bazı durumlarda, özellikle sözün unutulması veya karışıklık olması halinde, karşılıklı anlayış ve uzlaşma ön plandadır. Hanbeli mezhebinde ise sözün delille sabit olması önemlidir; delil yoksa sorumluluk hafifleyebilir.

Sonuç

Özetle, verdiğiniz sözün içeriği konusunda şüphe varsa, mümkünse delil ve şahitlere başvurun. Unutmuş olmanız sorumluluğu kaldırmaz. Arkadaşınızın iddiasını dikkate alarak, iletişim ve uzlaşma yoluyla çözüm aramak en doğrusudur.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar