Ülkemizde Şeriatı İstemeyenler
Sorunun Detayı
"Selamünaleyküm. Arkadaşlarla konuşurken ben dedim ki; 'bu ülkenin yarısı kafirdir', niye dediler, çünkü bu ülkede insanlara sorsak şeriat istiyor musun diye çoğu hatta İslamcı geçinenlerin de çoğunluğu istemiyoruz diyecekler dedim. Onlar da bana insanlar bilmiyorlar şeriatı kafa kesmek kol kesmek gibi kötü biliyorlar dediler. Ben de dedim ki Avrupa’da ya da başka kafir bir ülkede yaşayanlar olsa mazur görülebilirler belki ama bu ülkede her şey belli, hocalar televizyonlara çıkıyor, diyanet var, bir sürü hocamız var, cemaat var, bu ülkedekiler mazur görülemezler dedim. Şimdi hocam bu durumda yanlış bir tutum mu izledim, hatam var mıdır?"
Açıklama
Değerli Müslüman, ülkemizde şeriatın kabulü ve insanların bu konudaki tutumları, sosyal ve dini algılarla yakından ilgilidir. Şeriatın ne olduğu, nasıl uygulanacağı ve insanların bu konudaki bilgi düzeyi farklılık gösterebilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, İslam'ın hükümlerinin toplumda uygulanması esastır ancak insanların bu hükümleri anlaması, benimsemesi ve gönüllü olarak kabul etmesi önemlidir. İnsanları doğrudan "kafir" olarak nitelendirmek, kesin deliller olmadan ve ihtilaflı konularda ağır ifadeler kullanmak uygun değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de insanların iman ve küfür hallerine dair ölçüler belirtilmiştir. Ancak bu konuda kesin hüküm vermek Allah'a aittir:
"De ki: 'Allah'ın indirdiğine inandım, peygamberlere de inandım; siz ise farklı düşünüyorsunuz.'" (Bakara, 2/285)
"İman edenlerle kâfirler bir olmaz." (Nisa, 4/140)
Hz. Peygamber (sav) de insanları yargılamada ihtiyatlı olunmasını öğütlemiştir:
"Bir müminin kanı, malı ve şerefi diğer bir mümin için haramdır." (Buhari, Müslim)
Detaylı Açıklama
Ülkemizde şeriat kavramı, bazen yanlış anlaşılmakta ve özellikle şiddet, zorbalık gibi olumsuz çağrışımlarla anılmaktadır. İnsanların bu konudaki bilgi eksikliği, medyanın ve sosyal çevrenin etkisiyle oluşan yanlış algılar yaygındır. Bu nedenle, şeriatı istemeyenlerin çoğunlukta olması, onların cehaletinden veya kötü niyetinden değil, doğru bilgiye ulaşamamış olmalarından kaynaklanabilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve alanında uzman hocalar, şeriatın adalet, merhamet ve insan haklarına dayalı olduğunu anlatmaya çalışmaktadır. Ancak herkesin aynı seviyede bilgi sahibi olmaması normaldir. Bu durumda, insanları yargılamak yerine, onları doğru bilgiyle aydınlatmak, güzel örneklerle İslam'ın ruhunu anlatmak daha faydalıdır.
İslam alimleri, toplumda fitne çıkarmaktan, insanları kırmaktan ve ağır ithamlarda bulunmaktan kaçınmayı öğütler. "Kol kesmek, kafa kesmek" gibi yanlış ve aşırı yorumlar, İslam'ın gerçek yüzünü yansıtmaz ve bu tür yanlış anlamalar sebebiyle insanların şeriata mesafeli durması anlaşılabilir bir durumdur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde, insanların iman durumunu kesin hüküm vermeden Allah'a bırakmayı tercih eder. Bazı alimler, toplumun genel dini bilinç düzeyine göre farklı yaklaşım ve tavsiyelerde bulunabilirler ancak kimseyi kesin olarak kafir ilan etmekten kaçınırlar.
Sonuç
Değerli kardeşim, insanların şeriatı istememesi onların cehaletinden veya yanlış anlamalarından kaynaklanabilir. Bu durumda onları yargılamak yerine, sabırla doğru bilgiyi anlatmak, İslam'ın hakikatini göstermek daha uygundur. İnsanları "kafir" olarak nitelendirmekten kaçınmalı, hoşgörü ve anlayışla yaklaşmalısınız.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.