Tutmadığı Orucun Fidyesi

Sorunun Detayı

"Geçen sene şeker hastası oldum. Artık oruç tutamayacağım. Önceki senelerden olan borçlarımın fidyesini o yılların fidye miktarına göre mi yoksa bugünkü miktara göre mi vermeliyim?"

Açıklama

Orucun tutulamadığı durumlarda fidye verilmesi gerekir. Bu fidyenin miktarı ve zamanı, borcun hangi döneme ait olduğuna göre farklılık gösterebilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, geçmiş yıllardan kalan oruç borçlarının fidyesi, o yılın şartlarına göre değil, fidye verildiği zamandaki miktara göre ödenir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de oruçla ilgili olarak kolaylık ve zorlukların dikkate alınması emredilmiştir:

"Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez." (Bakara, 2/185)

Hz. Peygamber (s.a.v) de hasta veya yolcu olanların oruç tutmayıp, sonradan kaza veya fidye vermeleri gerektiğini belirtmiştir:

"Hasta olan veya yolculukta bulunan kimse, tutamadığı oruç sayısı kadar başka günlerde kaza eder." (Buhari, Savm, 8)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, şeker hastalığı gibi kronik bir rahatsızlık nedeniyle oruç tutamaman durumunda, Hanefi mezhebine göre geçmiş yıllardan kalan oruç borçlarının fidyesini, o yılların değil, fidye verdiğin yılın şartlarına göre vermen gerekir. Çünkü fidye, orucun tutulamadığı her gün için bir günün yeme içme bedelidir ve bu bedel ekonomik şartlara göre değişir.

Bu uygulama, hem kolaylık sağlar hem de borcun güncel değerle karşılanmasını temin eder. Dolayısıyla, geçen seneden kalan borçların fidyesini bugün geçerli olan miktarla vermen gerekir. Bu, günümüzde fidye miktarının ne kadar olduğunu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarından takip edebilirsin.

Fidye, oruç tutamayan kişinin kendisi için bir başkası tarafından da verilebilir. Ayrıca, eğer oruç tutmak mümkün değilse ve hastalık kalıcıysa, fidye vermek orucun yerine geçer.

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de genel olarak fidyenin güncel miktarla verilmesi görüşü hakimdir. Ancak bazı alimler, borcun ait olduğu yılın şartlarına göre fidye verilmesini tercih edebilirler. Bu durumda da ihtilaf vardır, ancak Hanefi mezhebi ve Diyanet uygulaması güncel miktar üzerinden fidyeyi kabul eder.

Sonuç

Özetle, geçmiş yıllardan kalan oruç fidyelerini, fidye verdiğin yılın güncel miktarına göre vermen gerekir. Bu, hem kolaylık sağlar hem de borcun güncel karşılığını ödemiş olursun.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar