Tekbir Alırken Ellerin Kaldırılma Hususu

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm hocam. Ben şu an İbn-i Kayyım'ın yazmış olduğu Zadul Mead isimli eseri okuyorum. Orada dil ile niyet etmenin bid’at olduğu yazmakta ayrıca Ebu Hanife'ye göre de bidat olduğunu biliyorum. Peki, bu bize nereden daha doğrusu hangi imamın görüşü olarak gelmiş? İkinci olarak İbn-i Kayyım(Allah ondan razı olsun) Allah resulü (s.a.v.)’nün her tekbir alışında ellerini kaldırdığının sahih olduğunu belirtmekte ve ellerini kaldırmadığı yönündeki rivayeti de kabul etmemekte. Peki Ebu Hanife’nin bu konudaki görüşü nedir? Daha doğrusu Ebu Hanife(Allah ondan razı olsun)hangi rivayete göre ellerin kaldırılmayacağını belirmiştir? Son olarak hocam bu sorularım kesinlikle Ebu Hanife’yi sorgulamak anlamı taşımamaktadır. İlim sahibi olmadığımız için bunları size sormanın daha doğru olacağını düşündüm. Allah sizden razı olsun"

Açıklama

Tekbir alırken ellerin kaldırılması ve niyetin dil ile yapılması gibi ibadet usulleri, İslam fıkhında önemli tartışma konularındandır. Bu meselede özellikle Ebu Hanife ve İbn-i Kayyım gibi alimlerin görüşleri dikkat çekicidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, tekbir alırken ellerin kaldırılması sünnettir ancak farz veya vacip değildir. Dil ile niyet etmek ise bid’at olarak kabul edilmez; niyet kalben yapılır. Ebu Hanife, ellerin kaldırılmaması gerektiğini söylemez, ancak elleri kaldırmanın zorunlu olmadığını belirtir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de tekbirle ilgili doğrudan bir hüküm olmamakla birlikte, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) uygulamaları hadislerle açıklanır:

“Namaza başlarken ellerinizi kaldırınız ve tekbir getiriniz.” (Sahih Buhari, Ezan ve İkamet, 27)
“Ellerinizi kaldırdığınızda, onları omuz hizasına kadar kaldırınız.” (Sahih Müslim, Salat, 71)

Ancak bazı rivayetlerde Peygamber Efendimiz'in her tekbirde elleri kaldırmadığı da geçer. İbn-i Kayyım, bu rivayetleri zayıf görür ve ellerin kaldırılmasının sahih olduğunu savunur.

Detaylı Açıklama

Hanefi mezhebine göre, tekbir alırken ellerin kaldırılması sünnettir ve bu, namazın başında, rükûa ve secdeye giderken yapılır. Ancak elleri kaldırmamak namazı bozmaz. Bu görüş, Ebu Hanife'nin rivayet ettiği bazı hadislerin farklı yorumlanmasından kaynaklanır. Ebu Hanife, ellerin kaldırılmaması gerektiğini değil, elleri kaldırmanın farz olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle eller kaldırılmazsa namaz geçerlidir.

İbn-i Kayyım ise "Zadul Mead" adlı eserinde, Peygamber Efendimiz'in her tekbirde elleri kaldırdığını ve bu uygulamanın sahih olduğunu vurgular. Ona göre, dil ile niyet etmek bid’at değildir; ancak niyetin kalpten olması esas kabul edilir. Dil ile niyet etmek, ibadetin geçerliliği için şart değildir ama bid’at olarak da görülmez.

Günümüzde Hanefi mezhebine mensup Müslümanlar, tekbir alırken elleri kaldırmayı sünnet olarak kabul eder ve uygularlar. Bu, ibadette kolaylık ve güzellik sağlar. Niyet ise kalpten yapılır, dil ile söylemek zorunlu değildir.

Diğer Görüşler

Şafii, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde elleri kaldırmak daha kesin bir sünnet olarak kabul edilir ve özellikle namazın başında ve rükûa giderken ellerin kaldırılması tavsiye edilir. Dil ile niyet konusunda ise genel olarak kalpten niyet esastır, dil ile niyet etmek zorunlu değildir.

Sonuç

Değerli Müslüman kardeşim, Ebu Hanife’nin elleri kaldırmama yönündeki görüşü, elleri kaldırmanın farz olmadığını belirtmekten ibarettir. İbn-i Kayyım ise ellerin kaldırılmasının sahih bir sünnet olduğunu savunur. Günümüzde Hanefi mezhebine göre elleri kaldırmak sünnettir ve niyet kalpten yapılır. Bu konuda ihtilaflar olsa da ibadet kolaylaştırılmalı, zorlaştırılmamalıdır.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar