Sahibine Ulaşılamayan Borç Para
Sorunun Detayı
"Bir kız evlenmeden önce borç alıyor (650) Euro. Nişanlıyken alacaklı parasını istiyor. Borçlu da elindeki bileziği veriyor, kabul etmiyor. Ne zaman eline geçerse o zaman verirsin diyor. Aradan 1 yıl geçiyor, parayı toparlayamıyor. Alacaklı onu arayıp sitem ediyor; niye hiç sormuyorsun diyor. Paramı 1hafta içinde vermezsen hakkım sana haram olsun, diyor. Borçlu toparlayamıyor, aradan 3 yıl geçiyor, kocasına söyleyemiyor kızlık borcunu, utanıyor. Parayı toparladıktan sonra alacaklının bulunduğu mahalleye gidiyor, başka şehre taşındığını duyuyor, araştırdıktan sonra nerde olduğunu bulamıyor. Telefon numarası da değişmiş. Şimdi kadın parayı ne yapmalı, onun adına infak edilir mi?"
Açıklama
Bir kimsenin borç para vermesi ve borçlunun bu borcu ödeyememesi durumunda, borcun nasıl hallolacağı İslam hukukunda önemli bir meseledir. Özellikle borçlu, borcunu ödeyemediği halde alacaklıya ulaşamıyorsa, bu borcun durumu ve infak edilip edilmeyeceği sorulur.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, borçlu kişi borcunu ödemekle yükümlüdür. Borçlu, borcunu ödeyemediği ve alacaklıya ulaşamadığı durumlarda, borç miktarını güvenilir bir kimseye veya fakir ve muhtaçlara infak edebilir. Bu, borcun ödenmesi yerine geçer ve borçlu sorumluluktan kurtulur.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de borçların ödenmesi ve hakkaniyetle muamele edilmesi emredilmiştir:
"Ey iman edenler! Borçlarınızı vadelerinde ödeyiniz." (Bakara, 2/282)
Hz. Peygamber (s.a.v) de borcun önemine işaret etmiş ve borçluya kolaylık sağlanmasını tavsiye etmiştir:
"Borçlu, borcunu ödeyemediği takdirde ona kolaylık gösteriniz." (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, borçlu kişi borcunu ödemekle yükümlüdür. Ancak borçlu, borcunu ödeyemediği ve alacaklıya ulaşamadığı durumlarda, borcun kendisinde kalması haksızlık olur. Bu durumda, borçlu borç miktarını güvenilir bir kimseye veya ihtiyaç sahiplerine infak edebilir. Bu infak, borcun yerine geçer ve borçlu sorumluluktan kurtulur.
Burada önemli olan, borcun miktarının kesin olarak bilinmesi ve infakın borç miktarı kadar yapılmasıdır. Borçlu, borcunu ödemek için elinden geleni yapmalı, ancak imkanı yoksa ve alacaklıya ulaşamıyorsa, bu şekilde hareket etmesi caizdir.
Bu durumda, borçlu kişinin kocasına borcunu söyleyememesi ve utanması insani bir durumdur; ancak borcun halli için dürüstlük ve açıklık önemlidir. Borcun infakı, borçluya kolaylık sağlar ve dini sorumluluğu yerine getirmiş olur.
Diğer Görüşler
Diğer mezheplerde de benzer şekilde borcun ödenmesi esastır. Ancak alacaklıya ulaşılamadığı durumlarda infak yapılması Hanefi mezhebinde daha açıkça kabul edilir. Şafii ve Maliki mezheplerinde de benzer kolaylıklar vardır, ancak uygulamada farklılıklar olabilir.
Sonuç
Sonuç olarak, borçlu kişi borcunu ödemekle yükümlüdür. Ancak alacaklıya ulaşılamıyor ve borç ödenemiyorsa, borç miktarını güvenilir bir kimseye veya ihtiyaç sahiplerine infak etmek caiz ve uygun bir çözümdür. Bu şekilde borçlu dini sorumluluğunu yerine getirmiş olur.