Râbıtanın Dinimizdeki Yeri Nedir?
Sorunun Detayı
"Hocam rabıtanın dinimizdeki yeri nedir? Şeyhe rabıta sakıncalı mıdır? Rabıta yapmaya 'şirk' diyenler var. Doğrusu nedir?"
Açıklama
Rabıta, tasavvuf ve bazı İslami geleneklerde şeyhe bağlanma, onun manevi rehberliğine gönülden bağlı olma anlamında kullanılan bir terimdir. Bu kavram, mürşidin rehberliğinde Allah’a yakınlaşma ve manevî destek arama çabasıdır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, rabıta eğer Allah’a olan bağlılık ve itaatten sapmadan, şeyhin Allah yolundaki rehberliğine gönülden bağlılık anlamında ise sakıncası yoktur. Ancak rabıtanın, şeyhi Allah’a ortak koşmak veya ona ibadet etmek şeklinde yorumlanması kesinlikle caiz değildir ve şirk olur.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah’a olan bağlılık ve O’na yönelme emredilir:
“Allah’a ve Resûlüne itaat edin.” (Nisa, 4/59)
Ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Kim beni bir defa anarsa, Allah da onu on defa anar.” (Tirmizî)
Bu hadis, Peygamber’e sevgi ve bağlılığın önemini gösterir, ancak bu sevgi ve bağlılık Allah’a kullukta bir engel teşkil etmemelidir.
Detaylı Açıklama
Rabıta, özellikle tasavvufî anlayışta müridin şeyhe olan manevi bağlılığını ifade eder. Bu bağlılık, şeyhin Allah’a yakınlığı ve rehberliği dolayısıyladır. Mürid, şeyhin Allah yolundaki rehberliğini kabul eder, onun güzel ahlakını örnek alır ve Allah’a yakınlaşmak için onun yolunu takip eder. Bu, Kur'an ve sünnetten sapmadığı sürece bir ibadet veya şirk değildir.
Ancak rabıta, şeyhi Allah’ın yerine koymak, ona dua etmek, ondan medet ummak veya ona ibadet etmek şeklinde olursa bu şirk olur. Çünkü ibadet sadece Allah’a mahsustur. Bu nedenle rabıta konusunda dikkatli olmak gerekir. Rabıta, şeyhe değil, Allah’a olan sevgi ve bağlılığın bir vesilesi olmalıdır.
Günümüzde bazı kimseler rabıtayı yanlış anlayıp, şeyhe aşırı bağlılık ve hatta ona tapma şeklinde algılayabilir. Bu tür davranışlar İslam’ın tevhid (birlik) anlayışıyla bağdaşmaz. Diyanet İşleri Başkanlığı da mürşidin rehberliğine bağlı kalmayı, ancak Allah’a kullukta aşırılıktan kaçınmayı öğütler.
Diğer Görüşler
Şafii ve Malikî mezheplerinde de rabıta, şeyhe bağlılık anlamında olumlu karşılanır ancak şirk teşkil eden aşırılıklar reddedilir. Hanbeli mezhebinde ise rabıta kavramı daha sınırlı değerlendirilir ve genellikle tasavvufî uygulamalara mesafeli yaklaşılır. Genel olarak İslam alimleri, rabıtayı Allah’a bağlılık ve şeyhin rehberliğine saygı çerçevesinde kabul ederler.
Sonuç
Değerli Müslüman, rabıta şeyhe olan manevi bağlılıktır ve Allah’a olan kulluk ve itaatten sapmadığı sürece caizdir. Ancak rabıtanın şirk haline gelmemesi için şeyhe ibadet etmekten ve ona Allah’ın sıfatlarını atfetmekten kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu konuda dengeli ve Kur'an-Sünnet ölçülerine uygun davranmak en doğrusudur.