Ortak Biriktirilen Paranın Zekatı
Sorunun Detayı
"Selamün aleyküm kıymetli Hocam. Biz 8 arkadaş kendi aramızda bir kasa oluşturduk. Buraya aidat ödüyoruz. Paramız belli bir meblağa ulaştıktan sonra ticaret yapıp, kazandığımızı kendimize ek gelir yapmak arzusundayız. Bir mesele kafamıza takıldı, istişareler ettik ama emin olamadık. 2 yıla yaklaşan oluşumda toplam para nisab miktarına ulaştı fakat her birimizin verdiği para nisab miktarına ulaşmadı. Burada kasadaki toplam parayı esas alarak zekât vermeli miyiz yoksa fert fert ödediğimiz parayı esas alarak bize zekât düşmediğine mi hükmetmeliyiz? Aydınlatırsanız bahtiyar oluruz. Allah sizi ve bizi istikametten ayırmasın inşaallah."
Açıklama
Ortak biriktirilen paranın zekatı, İslam hukukunda önemli bir konudur. Burada kasadaki toplam miktarın mı yoksa bireylerin ayrı ayrı sahip oldukları miktarların mı esas alınacağı sorulmaktadır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, ortak biriktirilen para bir mal varlığı olarak kabul edilir ve toplam miktar nisaba ulaştığında, zekât verilmesi gerekir. Bireylerin ayrı ayrı nisaba ulaşması şart değildir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de zekâtın farz oluşu belirtilmiştir:
"Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin." (Bakara, 2/43)
Hz. Peygamber (s.a.v) de zekâtın mal üzerinden verilmesi gerektiğini belirtmiştir:
"Her yıl Ramazan ayında altın, gümüş, ticaret malları ve hayvanlarınızın zekâtını veriniz." (Buhari, Zekât, 1)
Detaylı Açıklama
Ortak kasa şeklinde bir araya getirilen paralar, bir kişinin değil, grubun malı sayılır. Bu nedenle, toplam para nisaba ulaştığında, bu miktar üzerinden zekât hesaplanır. Zekât, genellikle %2,5 oranında hesaplanır ve yıl sonunda verilmesi gerekir.
Eğer ortaklar paralarını ayrı ayrı tutup, her biri kendi nisabını hesaplayacak olursa, küçük miktarlar zekâta tabi olmaz. Ancak ortak bir kasa oluşturulduğunda, bu kasa tek bir mal varlığı gibi değerlendirilir ve toplam nisab üzerinden zekât verilmesi gerekir. Bu, İslam'ın kolaylık ve adalet prensiplerine uygundur.
Ortak ticaret yapılıp kazanç elde edildiğinde, bu kazanç da zekâta tabidir. Kazanç elde edilmeden önceki para miktarı nisaba ulaştığında zekât verilmelidir. Böylece, hem sermaye hem de kazanç üzerinden zekât verilmiş olur.
Pratikte, ortaklar bir araya gelip toplam mal varlığını hesaplamalı, nisaba ulaşıyorsa zekâtı topluca verip, paylaştırabilirler. Bu, hem kolaylık sağlar hem de İslam hukukuna uygundur.
Diğer Görüşler
Diğer mezheplerde de genel olarak ortak malın toplamının esas alınması görüşü hakimdir. Ancak bazı alimler, bireylerin ayrı ayrı nisaba ulaşması durumunda zekâtın farz olduğunu, aksi halde şahsi mal üzerinden zekâtın gerekmediğini belirtir. Fakat ortak malda toplam nisabın esas alınması daha yaygın ve kolaylaştırıcıdır.
Sonuç
Değerli Müslüman kardeşim, ortak kasadaki toplam para nisaba ulaştığında, bu miktar üzerinden zekât vermeniz gerekir. Bireysel nisab miktarına bakılmaksızın, ortak mal varlığı olarak değerlendirilmelidir. Allah kolaylık versin.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.