Önceden Verilen Söz
Sorunun Detayı
"Babama her ay maaşımdan belli bir kısmını ayırma konusunda söz vermiştim. Sonra bu parayı ayırmada maddi anlamda zorlandığım ve bazen de unuttuğum için (her ay) yapamadım. Bu yüzden, toplu halde (birikmiş param var) bir miktar para ödeme konusunda babamla yeniden anlaştık. Ve önceden verdiğim sözü de böylece değiştirmiş olduk. Ayırmak için söz verdiğim parayı babam zaten benim geleceğim için kullanacaktı. Şimdi ben o ilk başta babama verdiğim söz için kefaret ödemeli miyim?"
Açıklama
Önceden verilen bir sözün yerine getirilmemesi veya değiştirilmesi durumunda İslam hukukunda nasıl bir hüküm olduğu konusu, sözün mahiyetine ve niyetine bağlı olarak değerlendirilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bir kimse belirli bir miktar para vermeyi taahhüt etmişse ve bu taahhüt bir borç niteliğindeyse, borcun tamamını veya bir kısmını başka bir şekilde ödemesi mümkündür. Eğer taraflar arasında karşılıklı rıza ile yeni bir anlaşma yapılmışsa, bu yeni anlaşma geçerlidir ve kefaret gerektirmez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de sözleşmelere riayet edilmesi emredilmiştir:
“Ey iman edenler! Sözleşmelere riayet edin.” (Maide, 5/1)
Hz. Peygamber (sav) de söz vermenin önemini vurgulamıştır:
“Müminin sözü sadakat ve güvenilirliktedir.” (Tirmizi)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, babanıza maaşınızdan belli bir miktarı ayırma konusunda verdiğiniz söz, bir nevi borç veya taahhüt niteliğindedir. Ancak maddi zorluklar ve unutkanlık gibi mazeretler sebebiyle bu söz tam olarak yerine getirilememiştir. Bu durumda, taraflar arasında yapılan yeni anlaşma, yani birikmiş paranın toplu olarak ödenmesi, sözleşmenin şartlarını değiştirmiştir. İslam hukukunda tarafların karşılıklı rızası ile yapılan anlaşmalar geçerlidir ve bu tür durumlarda kefaret gerekmez. Kefaret, genellikle oruç, namaz gibi ibadetlerin kasıtlı terkinde veya yemin bozma gibi durumlarda söz konusudur. Burada ise sözleşmenin şartları değişmiş ve borç kapatılmıştır.
Günümüzde maddi durumun değişmesi veya ödeme güçlüğü gibi durumlarda borcun yeniden yapılandırılması, İslam hukukunda kolaylıkla kabul edilir. Bu, Peygamber Efendimizin “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” (Buhari) hadisiyle de uyumludur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde, tarafların rızası ile yapılan yeni anlaşmanın geçerli olduğunu ve kefaret gerektirmediğini belirtirler. Ancak, verilen sözün yemin veya adak gibi özel bir durum olması halinde farklı hükümler olabilir. Burada ise sıradan bir borç ilişkisi söz konusudur.
Sonuç
Önceden verdiğiniz sözün yerine getirilmemesi sebebiyle kefaret ödemeniz gerekmez. Taraflar arasında yapılan yeni anlaşma geçerlidir ve borcunuzu bu şekilde kapatabilirsiniz. Önemli olan sözleşmeye sadakat ve karşılıklı anlayıştır.