Müslümanlara yapılan zulüm karşısında ahirette sorumlu olur muyuz?
Sorunun Detayı
"Hocam Gazze başta olmak üzere birçok Müslüman ülkenin zulüm ve esaret altında olması içler acısı bir hâl aldı. Şehit edilen çocuklar, masum insanlar... Bir anne olarak bu durum yüreğimi yangın yerine çeviriyor. Gün geçtikçe uyuyamaz hâle geliyorum, yatağımda dört dönüyorum. Onlar yokluk içinde Müslümanlıklarını, dinlerini adeta yaşarken, biz neyiz diye düşünüyorum. Çocukların, annelerin, gençlerin çektiği sıkıntıları gördükçe kalp çarpıntılarım oluyor.
Bu durumda ahirette ne hesap vereceğiz Allah’a? Müslüman kardeşlerimize el uzatamıyoruz. Bir kadın olarak elimizden dua ve maddi yardımdan başka bir şey gelmiyor. Ahirette bu durumdan mesul sayılır mıyız, bizden hesap sorulur mu?"
Açıklama
Zulüm gören Müslüman kardeşlerimize karşı duyulan üzüntü ve sorumluluk hissi, imanî bir hassasiyettir. Bu konuda ahiretteki sorumluluğumuzun ne olduğu, İslam'ın adalet ve kardeşlik anlayışı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, Müslümanlara yapılan zulüm karşısında iman edenlerin kalplerinde üzüntü duyması, onlara yardım etmeye çalışması ve zulmü engellemek için elinden geleni yapması gerekir. Ancak kişinin gücü yetmediği, sadece dua ve maddi yardımda bulunabildiği durumlarda, bundan dolayı ahirette sorumlu tutulmaz. Allah, kuldan gücünün yetmediği şeyleri istemez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de zulme karşı durmanın ve mazlumlara yardım etmenin önemi vurgulanmıştır:
"Allah, zalimleri sevmez." (Âl-i İmrân, 3/57)
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, ateşin azabından koruyun." (et-Tahrim, 66/6)
Hz. Peygamber (sav) de ümmetine mazlumlara yardım etmeyi ve zulme karşı durmayı öğütlemiştir:
"Müminler birbirine karşı merhametlidirler, merhamet edenlere Allah da rahmet eder." (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, zulüm karşısında kalbinin sızlaması, Allah'ın adaletine olan inancının ve kardeşlik bilincinin bir göstergesidir. İslam, müminlerin birbirine yardım etmesini, zulme karşı durmasını emreder. Ancak herkesin gücü ve imkanı farklıdır. Maddi yardımda bulunmak, dua etmek, farkındalık yaratmak ve zulmü kınamak da önemli sorumluluklardır. Allah, kuldan gücünün yetmediği şeyleri istemez. Bu nedenle, senin durumunda olduğu gibi, sadece dua ve maddi destek verebilen kimseler ahirette bu yüzden sorumlu tutulmazlar. Önemli olan niyetin ve elinden geleni yapmaya çalışmandır.
Uyuyamamak, kalp çarpıntısı gibi durumlar ruhsal ve psikolojik etkiler olabilir; bu tür durumlarda sabırla dua etmek, Allah’a tevekkül etmek ve mümkünse bir uzmana danışmak da faydalı olur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir; kişinin gücü yetmediği halde sorumlu tutulmayacağı, ancak imkanı olanın yardım etmesinin farz veya en azından sünnet olduğu kabul edilir.
Sonuç
Ahirette, gücün yetmediği halde sadece dua ve maddi yardımda bulunmandan dolayı sorumlu tutulmazsın. Kardeşlerine karşı kalbinde taşıdığın üzüntü ve yardım etme çaban, Allah katında değerlidir. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız hadisi ışığında, elinden geleni yapmaya devam etmen en güzeli olacaktır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.