Müslüman Ülkelerdeki Savaşlara Karşı Ne Yapmalıyız?

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm Hocam. Ben bir dernekte öğrencilerden sorumluyum. İlmi çalışmalar bünyesinde son olarak bu yaz Suriyeli bir dil hocası ayarlayarak Arapça ve İngilizce dil kursu programı düzenliyoruz. Bahsettiğim ilmi çalışmaların çok faydalı olduğu kanaatindeyim.  Yaptığımız çalışmalardan şu sebeple bahsettim. Ben ve birlikte çalıştığımız arkadaşlarım kendi çapımızda İslami kaygılarla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ve benim aklıma bu sıralar şu soru çok takılmaya başladı. Acaba biz, Müslüman ülkelerin birçoğu savaş içindeyken ve bir Müslüman olarak Müslüman ülkeler arasında ülkelerin sınırlarıda olsa, bir sınır olmaması gerektiğine inanmamıza rağmen, Müslüman halklar İslam düşmanları ile savaşırken ve çok zor şartlar altında varolma mücadelesi verirken ben burada her türlü imkânın içindeyim. Biz de burada boş durmuyoruz ki bilinçli Müslümanların yetişmesi için gayret sarfediyoruz diyerek kendimi kandırıyor muyum diye düşünüyorum. Müslüman olduğunu bildiğimiz insanlar savaşırken ve benim sözde Müslüman ülkem ve onun yöneticileri bu konuda birşey  yap(a)mıyor diye ben de kendimi mi kandırıyorum. Müslümanlık tek vücut olmak gibidir diye hep söylüyoruz ancak ortak bir tavır sergileyemiyoruz. Yani bu onların kaderi deyip ben bilinçli Müslümanların yetişmesi için bir şeyler mi yapmalıyım? Yoksa onlarla birlikte savaşmalı mıyım?"

Açıklama

Müslüman ülkelerde yaşanan savaşlar, ümmetin birliğini ve kardeşliğini zedeleyen önemli bir meseledir. Bu durumda bireylerin nasıl bir tavır takınması gerektiği, hem dini hem de insani açıdan hassasiyet gerektirir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, Müslümanlar arasında fitne ve savaş varsa, bireylerin öncelikle barış ve kardeşliği teşvik etmeleri, zulme karşı yardım etmeleri ve ümmetin birliğini korumaya çalışmaları gerekir. Ancak bireylerin kendi imkanları ve şartları ölçüsünde, doğrudan silahlı çatışmaya katılmaları zorunlu değildir. İslam, zor durumda olan kardeşlere yardım etmeyi emreder ancak bu yardımın şekli ve yolu, kişinin gücü ve şartlarına göre değişir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de kardeşlik ve yardımlaşma vurgulanmıştır:

"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin." (Hucurat, 49/10)

Ayrıca zulme karşı yardım etmek emredilmiştir:

"Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin; bilakis onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz." (Bakara, 2/154)

Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:

"Müminler birbirine karşı merhametlidirler, merhamet edenlere Allah da merhamet eder." (Buhari, Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, içinde bulunduğunuz durum çok hassas ve önemlidir. Müslüman ülkelerde savaş ve fitne varken, burada yaşayan bir Müslüman olarak yapabileceğiniz en önemli şey, ümmetin birliğini ve kardeşliğini güçlendirmek için çalışmaktır. İlim öğrenmek, öğretmek, bilinçli Müslümanlar yetiştirmek, zulme karşı dua etmek ve maddi-manevi destek sağlamak büyük bir ibadettir. Savaşan taraflarla doğrudan çatışmaya girmek, kişinin kendi durumuna, imkanlarına ve devletin hukukuna göre değerlendirilmelidir. İslam’da bireysel olarak savaşmak zorunlu değildir; ancak zulme karşı yardım etmek farzdır. Bu yardım, dua etmekten maddi destek vermeye, barış çağrısı yapmaktan eğitim faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede olabilir.

Ümmetin birliği için sınırların kalkması ideal olsa da, mevcut siyasi ve coğrafi gerçekler göz önünde bulundurulmalıdır. Siz ve arkadaşlarınızın yaptığınız ilmi çalışmalar, ümmetin geleceği için çok değerlidir. Bu çalışmalar, savaş ortamında bile ümmetin dirilişi için bir vesiledir. Kendinizi kandırmıyorsunuz; aksine İslam’ın emrettiği şekilde faydalı işler yapıyorsunuz.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde ümmetin birliğine ve zulme karşı yardıma vurgu yapar. Bazı Hanbeli ve Şafii alimleri, eğer kişinin gücü yetiyorsa ve savaş meşruysa, doğrudan cihada katılmayı tavsiye ederler. Ancak bu zorunluluk, kişinin durumuna ve devletin hükmüne bağlıdır. Dolayısıyla farklı mezheplerde de bireysel durumlar göz önünde bulundurulur.

Sonuç

Özetle, Müslüman ülkelerdeki savaşlara karşı bilinçli Müslümanlar yetiştirmek, barış ve kardeşliği teşvik etmek en önemli görevlerdendir. Doğrudan savaşmak ise kişinin durumuna bağlıdır ve zorunlu değildir. Siz ve arkadaşlarınız, yaptığınız ilmi çalışmalarla ümmete büyük hizmettesiniz; bu yoldan devam ediniz.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar