Mezheplere Dair Soru
Sorunun Detayı
"Selamün aleyküm hocam,İstanbul üniversitesi sosyoloji yüksek lisans öğrencisiyim. Sorum, Maturidilik ve eşariliğe dairdir. Maturidiliği aklı öncelemesi hasebiyle savunurken eşariliği terakkiye engel olarak dillendiren eden bir tavır bulunmaktadır. Hassaten Kemalist taifeden de böyle tipler çıkmaktadır. Hatta eşariliğin başta mutezile ile beraber olduğu üzerinden tu kaka yapılmaya çalışılıyor. Ben konuların ilim sahibi kişilerce değerlendirilecek düzeyde olduğunu düşünüyorum. Söz söylemekten de imtina ediyorum. Lakin bulunduğum ortamdaki cahilliği def etmek adına ehlisünnetin tavrına uygun davranacak tavrın ne olduğunu sizden öğrenmek istiyorum. Bu konular benim haddim değil diyerek kenara çekilecek imana sahibim ama en azından batılın ve fitnecilerin tehlikeli söylemlerini susturmak adına sizden yardım bekliyorum."
Açıklama
Değerli Müslüman, Maturidilik ve Eşarilik, Ehl-i Sünnet inanç sisteminde önemli kelam mezhepleridir. Bu iki anlayış, İslam akidesinde farklı metodolojik yaklaşımlar sergilemiş, ancak her ikisi de Sünnet ve Kur'an'a bağlı kalmıştır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebi ile birlikte Maturidilik, Ehl-i Sünnet akidesinin temel taşlarından biridir. Eşarilik de aynı şekilde Ehl-i Sünnet içinde kabul edilen önemli bir kelam ekolüdür. Her iki mezhep de İslam inancının esaslarını korumuş, akıl ve nakil arasında dengeli bir yaklaşım sergilemiştir. Bu nedenle, Ehl-i Sünnet mensuplarının bu iki mezhebi birbirine düşman veya birbirinden üstün görmek yerine, İslam akidesinin zenginliğini ve derinliğini anlamaya çalışmaları gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim, aklın kullanılmasını emreder ve vahyi esas alır:
"Şüphesiz Allah, size aklı vermiştir; onunla düşünesiniz diye." (Bakara, 2:269)
"Ey akıl sahipleri! Size ne oluyor da Allah yolunda ve O'nun elçisiyle savaşmıyorsunuz?" (Tevbe, 9:122)
Hz. Peygamber (sav) de aklı kullanmayı teşvik etmiş, hadislerinde "İlim talebi her Müslüman üzerine farzdır" buyurmuştur (İbn Mace, Mukaddime 17).
Detaylı Açıklama
Maturidilik, aklın vahiyle uyumlu şekilde kullanılmasını savunur. Eşarilik ise vahyi öncelikli tutarken aklı da sınırlı ölçüde kabul eder. Her iki mezhep de İslam inancının temel esaslarını korumuş, tevhid, nübüvvet ve ahiret gibi inanç esaslarında ittifak etmiştir. Bu mezheplerin tarihsel gelişimi içinde farklı yorumlar ortaya çıkmış, ancak bunlar İslam'ın temel ilkelerini zedelememiştir.
Günümüzde, özellikle sosyal ve akademik ortamlarda bu mezhepler hakkında yanlış ve önyargılı değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu tür yaklaşımlar, İslam'ın birliğine zarar verir ve fitneye sebep olur. Ehl-i Sünnet anlayışı, farklılıkları zenginlik olarak görür, birbirini tamamlayan görüşler olarak değerlendirir.
Bu bağlamda, Maturidilik ve Eşarilik hakkında ilmihal ve kelam alanında yetkin alimlerin eserlerine başvurmak, önyargısız ve saygılı bir tutumla yaklaşmak gerekir. Kemalist veya başka ideolojik yaklaşımlarla bu mezheplerin karalanması, İslam'ın ruhuna aykırıdır ve ilimle değil, cehaletle mücadele edilmelidir.
Diğer Görüşler
Hanefi mezhebi Maturidilikle iç içe geçmişken, Şafii mezhebi daha çok Eşariliği benimsemiştir. Her iki kelam ekolü de Ehl-i Sünnet içinde meşru ve muteberdir. Mutezile ile ilişkilendirilme iddiaları ise tarihsel ve metodolojik olarak hatalıdır; çünkü Mutezile akidesi aklı vahyin üstünde tutarken, Eşarilik ve Maturidilik aklı vahiyle dengeler.
Sonuç
Değerli Müslüman, İslam'ın temel inanç esaslarında ittifak eden Maturidilik ve Eşarilik gibi mezheplere karşı saygılı ve ilmî bir yaklaşım sergilemek, fitneye engel olur. Bilgi sahibi olmadan hüküm vermekten kaçının, ilim ehlinin görüşlerine kulak verin ve İslam birliğini koruyun.