Kullanım İmkânı Olmayan Altının Zekâtı
Sorunun Detayı
"Düğünümüzde mehir olarak takılan 200 gr. altınım var ama biz şehirde yaşadığımız için hırsızlık ihtimaline karşı altınımızın yarısı kayınbabamlarda. Doğrusu benim buna pek gönlüm yok. Eşim asgari ücretle çalışıyor ve dışarıdan okuluna devam ediyor. Ben de dışarıdan okuyorum.Altınımız nisap miktarından fazla olduğu için zekât düşüyor tabi ki ama eşim asgari ücretle çalıştığı için bizim verme imkanımız olmuyor. Altınımızı bozdurup da versek buna da kayınbabam izin vermez. Altın bozdurmak olmaz diyor. Birkaç kere dedim bizim altının zekâtı ne olacak diye. O da: "Siz de öğrencisiniz, size de zekât düşer." dedi. Ben ilk yıl kendi imkanlarımla elime geçtikçe verdim zekâtımı. Geçen yıl veremedim ve bu yıl da vakti geliyor. İçim hiç rahat etmiyor aslında ama zekât verme şartlarının arasında, zekât verecek kişinin tam kullanım yetkisine sahip olması gerektiği var. Ben zekâtımı sonra versem olur mu?"
Açıklama
Zekât, İslam'ın temel ibadetlerinden biridir ve malın belirli şartlar altında temizlenmesi ve paylaşılmasıdır. Altın gibi değerli madenlerin zekâtı, malın sahibinin tam tasarruf yetkisine sahip olması durumunda farzdır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, zekât vermek için malın sahibi üzerinde tam tasarruf hakkı bulunmalıdır. Eğer altının bir kısmı başkasının kontrolündeyse ve siz onun üzerinde tam tasarrufa sahip değilseniz, o kısmın zekâtını vermeniz gerekmez. Ancak sizin tasarrufunuzda olan altının zekâtı farzdır ve nisap miktarını aşarsa zekât vermeniz gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de zekâtın farz oluşu ve malın temizlenmesi emredilmiştir:
"Mallarınızda belirli bir hakkı fakirlere verin." (En'am, 6:141)
Hz. Peygamber (s.a.v) de malın tasarrufu ve zekâtın verilmesiyle ilgili şöyle buyurmuştur:
"Mallarınızda zekâtı verin, yoksa mallarınız size zarar verir." (Buhari, Zekât, 1)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, sizin durumunuzda altının bir kısmı kayınbabanızda bulunuyor ve onların izni olmadan o altını kullanamıyorsunuz. Bu durumda, sizin tam tasarrufunuzdaki altının zekâtını vermeniz gerekir. Kayınbabanızdaki altının zekâtı ise onların sorumluluğundadır. Sizden zekâtı vermeniz beklenen mal, sizin kontrolünüzde olan ve kullanma hakkınız bulunan kısımdır.
Eşinizin asgari ücretle çalışması ve sizin öğrenci olmanız, zekât vermemeniz için mazeret sayılmaz; ancak maddi imkânsızlık varsa zekât vermekte kolaylık sağlanabilir. Zekâtı vermekte zorlanıyorsanız, elinize geçen miktar nispetinde vermeniz ve imkanlarınız arttığında tamamlamanız uygun olur. Ayrıca altını bozdurmak zorunda değilsiniz; altının kendisi üzerinden de zekât verilebilir.
Unutmayınız ki zekât, malın temizlenmesi ve toplumdaki ihtiyaç sahiplerine destek için farzdır. Zekâtı geciktirmek, mümkünse yapılmamalıdır; ancak zor durumlarda Allah'ın rahmeti geniştir ve niyet önemlidir.
Diğer Görüşler
Diğer mezheplerde de benzer şekilde, malın sahibinin tasarruf yetkisi esas alınır. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de malın gerçek sahibi olmayanın zekât vermesi gerekmez. Malın bozdurulması zorunlu değildir; altının kendisi üzerinden de zekât verilebilir.
Sonuç
Altının sadece sizin tasarrufunuzdaki kısmının zekâtı farzdır. Zekâtı elinize geçtikçe vermeniz ve imkan bulduğunuzda tamamlamanız en uygunudur. Zekâtı geciktirmemeye çalışınız ve niyetinizi koruyunuz.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.