Kiraya verdiğim mahsullü tarlanın zekât hesabı nasıl yapılır?
Sorunun Detayı
"Eşimin zeytinliği var. Ancak memur olmam sebebi ile orada olamıyoruz ve kendimiz toplayıp işleyemiyoruz. Burada ‘icar’ deniyor, yani bir nevi yıllık kiraya veriyoruz. Bu işi eşimin kardeşi yapıyor. Bu kira gelirine öşür mü yoksa zekât mı verilmelidir?
2- Kayınbiraderim 2013 yılında 6 yıllığına icara vermiş ve kira gelirini -yeni iş kurduğu için- mal aldığı toptancılara ödemiş. Yani biz 6 yıllık icar parasını halen almadık. Öşür ya da kira zekâtını şimdi mi yoksa para elimize geçtiğinde mi ödemeliyiz?
3- Kayınbiraderim yukarıda da belirttiğim gibi 2013 yılında yeni iş kurdu. Evlerini ipotek ederek değişik bankalardan kredi çekti. Benden de kredi çekmemi istedi. O zamana kadar Allah’a şükür hiç kredi çekmemiştim. Ama o zor durumda olduğu için kredi çektim. Kredi taksitlerini kendisi ödüyor. Ödeyemediği zaman ben de ‘borç olmak’ kaydıyla takviye ediyorum. Kredi çekmemden dolayı ben de günaha girer miyim?"
Açıklama
Kiraya verilen mahsullü tarlanın zekâtı ve öşrü ile ilgili meseleler, İslam fıkhında önemli bir yer tutar. Bu konuda mahsulün türü, kira şekli ve gelir zamanlaması gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, mahsullü tarlayı yıllık olarak kiraya vermek (icar) durumunda, kira gelirine zekât verilir. Mahsulün kendisine değil, kira gelirine zekât düşer. Öşür ise doğrudan mahsulün kendisinden alınır ve mahsulün sahibi tarafından mahsulün hasat edildiği yılın sonunda ödenir. Kira geliri ise para olarak alındığında zekât verilmesi gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de öşür ve zekât ile ilgili genel hükümler bulunmaktadır:
"Ey iman edenler! Mallarınızdan, kazandığınız ürünlerden ve hayvanlarınızdan zekât verin." (Tevbe, 9/103)
"Toprak ürünlerinden, hasat ettiğiniz zaman öşür alın." (En'am, 6/141)
Hadislerde de kira gelirine zekât verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İmam Ebu Hanife ve Hanefi mezhebi alimleri, mahsulü kiraya verince kira gelirinin zekâta tabi olduğunu belirtirler.
Detaylı Açıklama
1. Eşinizin zeytinliği yıllık olarak kiraya verilmiş ve kira geliri elde ediliyorsa, bu gelir üzerinden zekât hesaplanır. Mahsulün kendisinden öşür alınmaz çünkü mahsulü siz değil, kiracı toplamakta ve işlemektedir. Bu durumda kira geliriniz, nisab miktarına ulaşırsa ve üzerinden bir yıl geçerse zekât vermeniz gerekir.
2. Kira gelirinin henüz alınmamış olması durumunda, Hanefi mezhebine göre zekât, malın fiilen elde edilmesiyle (yani paranın elinize geçmesiyle) vâkıf olur. Dolayısıyla 6 yıllık kira bedelini henüz almamışsanız, zekâtı o parayı aldığınız yıl vermeniz gerekir. Bu, maddi kolaylık ve adalet açısından da uygundur.
3. Kredi çekme meselesine gelince; İslam'da faiz haramdır. Ancak Türkiye'deki mevcut finans sisteminde kredi çekmek zorunda kalmak ve borçlanmak, kişinin niyetine ve zorunluluğuna bağlı olarak değerlendirilir. Eğer kredi faizli ise ve kişi bunu zorunlu bir ihtiyaç için çekmişse, günah durumu kişinin niyeti ve imkanıyla alakalıdır. Hanefi mezhebi alimleri, zorunlu hallerde faizsiz alternatif yoksa ve kişi faizli kredi kullanıyorsa bu durumun günahı hafifletilebilir ancak mümkünse faizsiz finansman yolları tercih edilmelidir.
Diğer Görüşler
Şafii mezhebi de kira gelirine zekât verilmesi gerektiğini belirtir. Maliki ve Hanbeli mezheplerinde ise mahsulün kendisinden öşür alınması esas olup, kira geliri üzerinden zekât verilmesi konusunda farklı uygulamalar olabilir. Ancak Türkiye'deki uygulamada Hanefi mezhebi esas alınır.
Sonuç
Değerli Müslüman, mahsullü tarlayı yıllık kiraya verdiğinizde kira geliriniz üzerinden zekât vermeniz gerekir. Kira bedelini almadığınız sürece zekâtı erteleyebilirsiniz. Kredi çekme konusunda ise zorunlu hallerde dikkatli olunmalı, mümkünse faizsiz finansman yolları tercih edilmelidir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.