Kâğıda Yazılmayan Miras Paylaşımının Hükmü

Sorunun Detayı

"Merhabalar hocam dedem bu 1 haziran 2011 tarihinde vefat etmiştir. Dedemden kalma para ve gayrimenkul olarak 900.000tl gibi tutar söz konusudur. İkinci •evliliğinden olma 1 kızı ilk evliliğinden olma 3 erkek evladı vardır. Ve •mirasçı olarak ikinci eşi de yaşamaktadır. Sormak. İstediğim dedem vefat •etmeden önce sözlü olarak büyük amcama bütün mal varlığını 2.eşine ve kızına •bırakacağını söylemiş herhangi bir belgede yazmamıştır. Büyük amcam hiç bir •şekilde almak istemiyorum diyor küçük amcam ve babam hissemize düşeni almak •istiyoruz diyorlar bunda herhangi bir haksızlık var mıdır hocam mahkemeye •verip dava açsak günah olur mu bu para haram mıdır?"

Açıklama

Değerli Müslüman, miras paylaşımı İslam hukukunda çok önemli ve hassas bir konudur. Mirasçılar arasında adaletli ve şeriata uygun bir paylaşım yapılması esastır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, miras payları Kur'an-ı Kerim'de belirlenen oranlara göre sabittir ve sözlü beyanlar veya vasiyetler bu payları değiştiremez. Mirasçılar, yasal miras paylarını almakta hak sahibidirler. Mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, mahkeme yoluyla hakkın talep edilmesi caizdir ve günah değildir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de miras payları açıkça belirtilmiştir:

"Allah size çocuklarınız hakkında miras olarak erkek için, dişiden iki pay vermenizi emreder. Eğer çocuklarınız yalnız dişi ise, onlara iki dişinin payı vardır..." (Nisa Suresi, 4:11)

Hz. Peygamber (s.a.v) de miras konusunda adaleti ve hakkaniyeti emretmiştir:

"Hakkı sahibine veriniz." (Buhari, Edeb 69)

Detaylı Açıklama

Dedemizin vefatından önce sözlü olarak mal varlığını ikinci eşine ve kızına bırakacağını söylemesi, miras paylarını değiştirmez. Çünkü miras, ölen kişinin malının tamamının mirasçılar arasında Kur'an ve sünnet hükümlerine göre paylaştırılmasıdır. Sözlü beyanlar resmi bir vasiyet hükmü taşımaz ve mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz.

Hanefi mezhebine göre, mirasçılar arasında paylar bellidir: eş, çocuklar ve diğer mirasçılar Kur'an-ı Kerim'deki paylara göre mirastan hisselerini alırlar. Eğer mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, mirasçılar haklarını mahkeme yoluyla talep edebilirler. Bu, İslam hukukuna uygun ve günah olmayan bir davranıştır.

Paranın haram olması söz konusu değildir; miras, helal yollardan elde edilen maldır. Ancak miras paylaşımı adil ve şeriata uygun olmalıdır. Mirasçılar haklarını savunmakta serbesttirler ve bu konuda zorlamak veya haksızlık yapmak caiz değildir.

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de miras paylarının Kur'an hükümlerine göre sabit olduğu kabul edilir. Bazı mezhepler vasiyetin belirli sınırlar içinde yapılabileceğini söylese de, miras paylarını tamamen değiştirmek mümkün değildir. Dolayısıyla diğer mezhepler de mirasçılar arasında hakların korunması gerektiği görüşündedir.

Sonuç

Özetle, dedemizin sözlü beyanı miras paylarını değiştirmez. Mirasçılar haklarını mahkeme yoluyla arayabilirler ve bu İslam hukukuna uygundur. Miras paylaşımında adaleti gözetmek esastır. Miras hakkınızı savunmaktan çekinmeyiniz.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

İlgili Fetvalar