Kâfirlere karşı hoşgörüde ölçümüz nasıl olmalıdır?
Sorunun Detayı
"Hocam geçenlerde haberlerde gördüm, Avrupa’da bir yerde Müslümanlar kiliseye zarar vermiş, bir grup Müslüman da daha sonraki günlerde kilise ayinine katılıp biz size, sizin dininize ve kilisenize zarar vermiyoruz mesajı vermişler. Hoşgörü mesajı verirken kırmızı çizgilerimizi mi aşıyoruz, bu konuda biz Müslümanların tavrı ve seviyesi nasıl olmalı?"
Açıklama
Kâfirlere karşı hoşgörü, İslam'ın temel ahlak prensiplerinden biridir. Müslümanların farklı inançlara sahip insanlarla ilişkilerinde adalet, iyilik ve saygı çerçevesinde davranmaları emredilmiştir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, Müslümanlar kâfirlere karşı adaletli ve hoşgörülü olmalı, onlara zarar vermekten kaçınmalıdır. Ancak bu hoşgörü, İslam'ın temel değerlerine ve sınırlarına zarar verecek davranışları kabul etmek anlamına gelmez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:
“Allah, size iman edenlere düşman olanlarla dostluk etmeyin demiyor. Fakat size şöyle emrediyor: Eğer onlar size savaş açmaz ve sizi yurtlarınızdan çıkarmazlarsa, onlara karşı adalet ve güzel davranışta bulunun. Şüphesiz Allah, adalet yapanları sever.” (Maide, 5/8)
Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:
“Müminler, birbirlerine karşı merhametli ve şefkatlidirler.” (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, hoşgörü ve iyi niyet, İslam'ın barış ve kardeşlik mesajının temel taşlarındandır. Avrupa’da Müslümanların kilise ayinine katılması gibi davranışlar, karşılıklı saygı ve barışın tesisi için güzel örneklerdir. Ancak bu tür davranışlar, İslam'ın temel inanç ve ibadet esaslarını zedeleyecek şekilde olmamalıdır. Hoşgörü, İslam’ın temel prensiplerine aykırı olan davranışları onaylamak anlamına gelmez. Kırmızı çizgilerimiz, Allah’ın emirleri ve Peygamberimizin sünnetidir. Bu sınırlar içinde hoşgörülü, saygılı ve adaletli olmak emredilmiştir.
Günümüzde farklı inanç ve kültürlerle bir arada yaşamak kaçınılmazdır. Bu nedenle, Müslümanlar olarak karşılıklı saygı ve anlayışı ön planda tutmalı, fitneye ve gereksiz çatışmalara mahal vermemeliyiz. Ancak iman esaslarından taviz vermemek, İslam’ın hakikatlerini korumak da önemlidir.
Diğer Görüşler
Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, kâfirlere karşı adalet ve iyilikle davranmak esastır. Ancak bazı alimler, hoşgörü sınırlarının belirlenmesinde toplumun durumuna ve fitne ihtimaline göre farklılıklar gösterebilirler.
Sonuç
Hoşgörü, İslam’ın emrettiği bir erdemdir; ancak bu, iman ve ibadet esaslarından taviz vermek anlamına gelmez. Kardeşim, karşılıklı saygı ve adaletle hareket et, kırmızı çizgilerini koru ve barış içinde yaşama gayreti göster.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.