Kadere iman, tembelliğe teşvik değil midir?
Sorunun Detayı
"Kadere iman bir anlamda tembelliğe teşvik değil midir? Her şey kaderde yazılı ise kul neden çalışsın; kâfirler mü’minlere zulmedecek diye kader yazdıktan sonra cihad etmenin ne anlamı kalıyor? Sonunda cehennemlik olacağı kaderinde yazılan biri, haccetse ne olacak, cihad etse ne olacak?"
Açıklama
Kadere iman, Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşatması ve takdir etmesi anlamına gelir. Ancak bu iman, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; tam tersine çalışmayı, gayret etmeyi ve iyi ameller işlemeyi gerektirir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre kader inancı, insanın iradesi ve çabasıyla çelişmez. Kul, kaderin varlığına inanırken aynı zamanda çalışmak, mücadele etmek ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de kader ve insanın sorumluluğu birlikte vurgulanır:
"Şüphesiz Allah, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez." (Bakara, 2/286)
"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 53/39)
"De ki: Hiç şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir." (En'am, 6/162)
Hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Kendiniz için dünya hayatında hayır isteyin, çünkü kim dünya hayatında hayır isterse Allah ona ahirette de hayır verir." (Buhari)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, kader inancı insanı tembelliğe değil, sorumluluğa çağırır. Allah her şeyi bilir ve takdir eder; ancak bu, insanın çaba göstermesine engel değildir. İnsan, kaderin bir parçası olarak yaratılmıştır ve kendi iradesiyle seçimler yapar. Kaderde yazılan, insanın yapacağı seçimlerin ve sonuçlarının genel çerçevesidir, fakat bu seçimler yapılmadan netleşmez.
Örneğin, zulüm görecek olmak kaderde yazılı olabilir; ancak buna karşı durmak, cihad etmek, adaleti savunmak da insanın görevidir. Cihad, kaderi değiştirmek değil, kaderin içinde Allah'ın emrettiği şekilde mücadele etmektir. Aynı şekilde, hacca gitmek veya iyi ameller işlemek, kaderin gerçekleşmesine vesile olur ve insanın sevap kazanmasını sağlar.
İslam, insanın hem kaderi kabul etmesini hem de sorumluluklarını yerine getirmesini emreder. Bu denge, Allah’ın adalet ve rahmet sıfatlarının gereğidir. "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" hadisi de bu dengeyi korumayı öğütler.
Diğer Görüşler
Şafii, Malik ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde kader ve insanın sorumluluğu birlikte kabul edilir. Bazı alimler kaderin ilmi ve yazılması ile insanın fiilleri arasında fark gözeterek, insanın iradesinin gerçek olduğunu vurgularlar. Dolayısıyla, tembellik veya kadercilik İslam’da yer bulmaz.
Sonuç
Kadere inanmak tembelliğe değil, sorumluluğa ve gayrete teşvik eder. Kardeşim, kaderin varlığı çalışmaktan vazgeçmek için değil, Allah’a güvenerek gayret etmeye devam etmek içindir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.