İsyan Eden Kız Çocuğunun Hükmü

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm. Biz Almanya da yaşayan mütedeyyin bir aileyiz, fakat çocuklarımızla çok sorunlarımız var. Daha evvel oğlumuzla olan sorunla alakalı soru sormuştum. O durum daha vahim şekliyle aynı, yani bir düzelme yok daha da vahimleşti. Şimdi de kızımızla alakalı sorun için size başvuruyorum. Kızımız 21 yaşında üç yıl evvel tesettürünü bıraktı. Bıraktığı gibi dine ait her unsuru kenara attı. Son derece haysızca giyiniyor. İbadet, itaat hiçbir şey yok. Adeta 180 derce bir dönüş sergiledi. Hatta geçen yıl neredeyse inkar boyutuna gitmeye başladı. İstemediğimiz mekanlarda bulunuyor, engel olamıyoruz. Biz elhamdülillah elimizden geldiğince bildiklerimizle amel etmeye çalışıyoruz. İki yaşından beri bizimle dini yaşantının içerisinde idi. Gecen yıl orucunu tutmadı. Bu yıl kendi tercihiyle oruç tutuyor fakat aksama kadar uyuyarak oruç tutuyor. Çalıştığı günlerde terk ediyor. Bana göre bu iman değil. Size sorum kızımın tuttuğu oruç bir şey ifade eder mi? Biz bu vaziyette olan çocuğumuza nasıl bir metot uygulayabiliriz? Bize uymayan hayat tarzında ısrarlı olunca evden kovmamız geliyor. Fakat sonuçlarının kötü olma korkusu engelliyor. Şimdi de yalnız başına tatil yapmaya gideceği talebinde bulundu. Babası giderse bir daha eve gelmesin diyor. Ne yapalım hocam yaptırım gücümüz yok, ana babaya saygısı çok az, evden çıkaralım mı, ya da nasıl onu tekrar kazanabiliriz. Çok acil lütfen bir cevap istiyorum. Allah razı olsun."

Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, çocukların iman ve ahlak yolunda zorluk yaşaması aileler için çok hassas ve zor bir durumdur. Bu tür durumlarda sabır, dua ve hikmetle yaklaşmak esastır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, çocukların özellikle ergenlik sonrası kendi iradeleriyle dini vecibeleri yerine getirmemeleri üzüntü vericidir ancak ailelerin onları zorla dinden çıkarmak veya evden kovmak gibi sert tedbirler almaları uygun değildir. Oruç tutmak, niyet ve samimiyetle değerlidir; eksiklikleri olsa da tamamen geçersiz sayılmaz.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah, anne babaya çocuklarına karşı şefkatli ve sabırlı olmalarını emreder:

"Rabbin, sadece O'na ibadet etmenizi ve anne babaya iyilik yapmanızı emretti." (Kur'an, Lokman, 31:14)

Hz. Peygamber (s.a.v) de sabrı ve yumuşaklığı tavsiye etmiştir:

"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." (Buhari)

Detaylı Açıklama

Çocuğunuzun dini vecibeleri terk etmesi ve hayat tarzını değiştirmesi elbette ki aileyi derinden etkiler. Ancak İslam'da aile içi ilişkilerde sevgi, saygı ve sabır ön plandadır. Evden kovmak, özellikle genç yaşta, çocuğun daha da kötü yola sapmasına sebep olabilir. Bu nedenle öncelikle dua etmek, çocuğunuzla sürekli iletişimde kalmak, onu yargılamadan dinlemek ve rehberlik etmeye çalışmak gerekir.

Oruç konusunda ise, Hanefi mezhebine göre oruç tutan kişinin niyeti ve samimiyeti önemlidir. Oruç, sadece aç kalmak değil, kalbin ve davranışların da oruçlu olmasıdır. Çocuğunuzun orucunu eksik tutması veya aksatması, orucun hükmünü tamamen ortadan kaldırmaz ancak daha iyiye yönlendirmek için teşvik edilmelidir.

Ayrıca, gençlerin kendi kararlarını verme ve özgürlük arayışları doğaldır. Bu süreçte aile olarak aşırı baskı yerine, sevgi ve hikmetle yaklaşmak, onları İslam'a ılımlı ve anlayışlı bir şekilde çekmek daha faydalıdır. Gerekirse alanında uzman psikolog veya din görevlilerinden destek almak da yararlı olabilir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde aile içi şefkat ve sabrı ön planda tutar. Bazı görüşlerde, evden kovmanın ancak çok ağır ve zaruri durumlarda, çocuğun aileye zarar vermesi halinde düşünülebileceği belirtilir. Ancak bu da son çare olmalıdır.

Sonuç

Çocuğunuzun dini hayatındaki eksiklikler sizi üzse de, onu zorlamak veya evden kovmak yerine, sabırla, sevgiyle ve dua ile yaklaşmanız en doğru yoldur. Oruç tutması samimiyetle değerlidir; onu teşvik edin, destek olun ve gerektiğinde profesyonel yardım alın.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar