‘İslami olmayan geçmiş yaşantımı telafi edememekten korkuyorum!’

Sorunun Detayı

"Hocam ben 33 yaşındayım. Ailem tarafından ‘modern’ bir şekilde, kolejlerde yetiştirilip, İslam ile gerçek anlamda üniversite yıllarımda yurt dışında (İngiltere-Kanada) tanışmış bir insanım. Yurt dışındayken aslında her şey daha güzeldi, bir Müslüman, bir mü’min gibi yaşamaya çalışıyordum. Arap, Pakistanlı, Afrikalı, dünyanın dört bir yanından kardeşlerimizle cemaatimiz de vardı, elhamdülillah. İbadetlerimde düzen ve süreklilik vardı. Ne zaman üniversitenin ardından Türkiye'ye döndüm ve eski çevremle bir araya geldim, nefsime ve şeytana yenik düştüm ve eski yaşantıma döndüm. Bir dönem Müslüman gibi yaşıyor, bir dönem eski kimliğime dönüyordum. Çift kişilikli bir insan olmuştum. Düşüncelerim ve kalbim Müslüman; amellerim gavurdu. Evvela küçük günahlar, alıştıkça daha büyük günahlar, sonra daha büyükleri... Kalbimde iman olsa da, bunları amele dönüştüremiyordum. Allah şahit hep bunun rahatsızlığını hissediyordum. Mü’min kişilerle bir araya gelmeye de çekiniyordum çünkü eski yaşantıma döndüğüm zaman, onlara sırtımı dönünce utanıyordum.
Hocam, üç sene önce bir evlilik yaptım. Eşim benden de ‘modern’ yetiştirilmiş bir insan. Tanımlama yapmak istemiyorum fakat, Türkiye'de yaşayıp, kimliğinde Müslüman yazıp da, İslam'a uzak aileleri bilirsiniz; kendilerini ‘modern, laik, atatürkçü’ olarak tanımlarlar genelde. İşte bizim ailelerimiz o tip ailelerdendir. Hocam ben de eşim de, evlilikten önce zina (birbirimizle ve başkalarıyla da) dahil olmak üzere birçok büyük günah işlemiş insanlarız. Rabbimiz bizi mağfiret buyursun. Eşimin bu zina olayını kabullenebilirim diye düşünüyordum ama kabullenemiyorum, sürekli zihnimi kurcalıyor. Evlenmeden önce, karar aşamasında istihareye yattım, güzel şeyler gördüm. Allah şahit, kendimi düzeltir, eşimi de düzeltirim tövbe ederiz diye niyet ettim, fakat ne kendimi düzeltebiliyorum, ne de eşimi.
Ben namaz kılan, zekat veren bir mü’min gibi yaşamak istiyorum. Namaz kılmaya başlamaya, kendimi düzeltmeye çalışırken, bu sefer eşimle çatışmalar ortaya çıkıyor. Camiye giderken mesela, ‘Allah Allah niye gidiyorsun?’ gibi sorular; namaz kıldığımda, ‘niye kıldın ki?’ gibi sorularla zihnim bulanıyor. Veya eve girdiğimde ‘Esselamu aleyküm’ deyince, ‘selam’ diye veya ‘o ne biçim selam’ gibi cevaplar veriyor eşim. Bunlara sabırla cevap veremiyorum, anlatamıyorum; sert tepki veriyorum. Yanlış anlamayın, sohbetlerinizde bahsettiğiniz eşi izin vermediği için sakal bırakmayan tipte erkeklerden de değilim. Yolumu çizemiyorum, eşime de tebliğ yapmak mı, yoksa külliyen sırt çevirmek mi?
Şimdi bir de 10 aylık bebeğimiz var ve onun yetiştirilmesi de çok kafamı kurcalıyor. Benim ailemden hiç görmediğim dini eğitimi ben çocuğuma fazlasıyla sağlamak istiyorum ve tabi ki de Müslüman bir babası olsun istiyorum. Tabi burada da çatışmalar kesin yaşanacak. Boşanmayı da ciddi bir şekilde düşünüyorum ama çocuk anneye verileceği için tereddüt ediyorum.
Hocam sizden yardıma muhtaç bir kardeşiniz olarak ricam, bana tavsiyede bulunmanız. Sizin tavsiyeniz benim için büyük önem taşır. Ne yapmam lazım bilemiyorum, çıkmazdayım."

Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, geçmişte yaşadığınız İslami olmayan hayat ve şu anki iç çatışmalarınız, birçok müminin karşılaştığı zorlu bir imtihandır. Bu durum, tövbe, sabır ve istikametle aşılabilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, geçmişteki günahlar samimi tövbe ile Allah tarafından affedilir ve kişi yeni bir sayfa açabilir. İman kalpte olduğu sürece, amellerin düzeltilmesi için gayret göstermek farzdır. Eşinizle yaşadığınız zorluklarda ise sabır ve güzel ahlakla tebliğ etmek, İslam'ın yoludur.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah Teâlâ tövbe edenleri sever ve bağışlayandır:

"De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Zümer, 39/53)

Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:

"Tövbe eden, günah işleyen kimse gibidir; günahı yoktur." (Tirmizi, Tövbe, 49)

Sabır ve güzel ahlakla tebliğ etmenin önemi ise şu hadiste vurgulanır:

"Müminlerin iman bakımından en mükemmeli ahlakça en güzel olanıdır." (Tirmizi, Birr, 10)

Detaylı Açıklama

Geçmişteki hatalarınızdan dolayı Allah'a sığınmak ve samimi tövbe etmek en önemli adımdır. Tövbe, pişmanlık duymak, günahı terk etmek ve bir daha işlememeye azmetmektir. Allah'ın rahmeti geniştir ve samimi tövbeyi kabul eder.

Eşinizle yaşadığınız zorluklar, İslam'ı yeni benimseyen veya farklı çevrelerden gelen kişiler arasında sıkça görülür. Bu durumda sabırlı olmak, sert tepkilerden kaçınmak ve güzel örnek olmak en etkili yoldur. Kur'an'da da sabır ve güzel sözle davet etmenin önemi vurgulanmıştır:

"İyilik ve takva üzerinde olanlarla beraber ol. Onların dostu olma." (Kasas, 28/55)

Çocuk yetiştirme konusunda ise, öncelikle kendi imanınızı güçlendirip, aile içinde sevgi ve saygı ortamı oluşturmanız gerekir. Çocuğunuza İslam'ı öğretmek için sabırlı ve kararlı olun. Eşinizle yaşadığınız anlaşmazlıklar varsa, mümkünse İslami danışmanlık ve aile terapisi almanız faydalı olabilir.

Boşanma ağır bir karardır ve son çare olmalıdır. Çocuğun menfaati her zaman önceliklidir. Eşinizle iletişimi koparmadan, mümkün olan en iyi ortamı sağlamaya çalışmalısınız.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de tövbenin kabulü ve sabırla tebliğ etmenin öneminde ittifak halindedir. Bazı alimler, eşler arasında dini farklılık varsa, sabır ve hoşgörü ile çözüm aranmasını vurgular. Hanbeli ve Şafii mezheplerinde de benzer tavsiyeler bulunur.

Sonuç

Geçmiş günahlarınız için samimi tövbe edin, sabırla ve güzel ahlakla hayatınızı ve ailenizi İslam'a göre şekillendirmeye çalışın. Eşinizle iletişimi koparmadan, sevgi ve saygı çerçevesinde ilerleyin. Allah'ın rahmeti geniştir, umutsuzluğa kapılmayın.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar