İslam’a davet ettiğim gençlerden dönüş olmuyor, ne yapmalıyım?
Sorunun Detayı
"Hocam kendi çapımda insanları Allah'a davet ediyorum. Özellikle gençler ile görüşüyorum ve dini anlatmaya çalıyorum. Görüştüğüm gençler arasında esrar, zina, alkol vb. günahlara batmışlar oluyor. Konuştuklarımdan ilk başta çok etkileniyorlar ve dönmeye karar veriyorlar. Anlaşıyoruz ve onlara Allah için yuvamı açıyorum. Allah'ın ayetleri, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hadislerini ve öncelikli ilmihal konularını ele alıyorum. Sonra onlara sıkılmayacakları bir şekilde program hazırlıyorum. Mesela namaz kılmayan ve Fatiha süresini bile bilmeyen kişiye ev ödevi olarak Fatiha süresini ezberlemesini söylüyorum ve zaman da veriyorum.
Gününü saatini anlaşıyoruz ve işimi gücümü bırakıp kardeşlerim için hazırlık yapıyorum ama ne arayan oluyor ne de gelen.
Allah için ben arıyorum, buluşuyoruz fakat haftaya yine arayan yok, gelen yok.
Şimdi hocam böyle yapmakla ilmin azametini ayaklar altına mı alıyorum acaba? İlmin ayağına gidilir diye biliyorum fakat böyle durumlarda ne yapmam gerekiyor?
Kardeşlerimin bu tavrına karşılık aramasam vebale girmiş olur muyum?
Ellerinizden öperim. Sizi Allah için seviyorum. "
Açıklama
İslam'a davet etmek, özellikle gençlere doğru yolu göstermek önemli ve kutsal bir görevdir. Ancak davet edilenlerin dönüşümsüzlüğü veya ilgisizliği karşısında sabır ve hikmetle hareket etmek gerekir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, davetçi kişi, görevini yerine getirmiş sayılır; ancak davet ettiği kişinin dönüşü onun iradesine bağlıdır. Davetçi, görevini yaparken sabırlı olmalı, zorlamamalı ve kötü davranmamalıdır. Kardeşlerinizin ilgisizliği sizi sorumluluktan kurtarmaz ama vebal onların kendi tercihleriyle alakalıdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:
"De ki: Ben size ancak apaçık bir uyarıcıyım." (En'am, 6/104)
Ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"İnsanlara en hayırlınız, insanlara faydalı olandır." (Buhari)
Bu, davetin önemini ve faydalı olmanın gerekliliğini gösterir.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, davet etmek büyük bir sorumluluktur. Siz ilim ve hikmetle, sevgiyle gençlere yaklaşarak güzel bir örnek oluyorsunuz. Ancak insanların kalpleri Allah'ın elindedir ve dönüşleri onların hür iradelerine bağlıdır. Kur'an'da "Biz, insanlara ancak uyarıcı olarak gönderildik" (Furkan, 25/56) buyrulmuştur. Bu nedenle davetçi olarak siz, elinizden geleni yapıyorsunuz.
İslam’a davet ederken, zorlamadan, sabırla ve güzel ahlakla davranmak gerekir. Gençlerin günah içinde olması, onların kalplerinin henüz tam olarak açılmadığını gösterir. Onlara karşı anlayışlı olun, sıkmayın, yargılamayın. Onların dönüşü için dua etmek, güzel örnek olmak ve imkanlar ölçüsünde destek vermek en doğrusudur.
İlmin azametini ayaklar altına almak, yani ilmi küçümsemek veya zorla kabul ettirmeye çalışmak doğru değildir. İlmin ayağına gitmek, ilmi öğrenmeye istekli olanlara ulaşmakla olur. Siz davetçi olarak görev yapıyorsunuz, dönüş ise Allah'ın takdirindedir.
Aramadığınızda vebal taşırsınız diye bir hüküm yoktur; çünkü sorumluluk daveti yapmaktır, zorlamak değil. Sabırla, dua ile ve güzel davranışlarla devam etmek en iyisidir. Ayrıca, gençlerin kalplerini yumuşatmak için sosyal faaliyetler, sohbetler ve samimi ortamlar oluşturabilirsiniz.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde davetçinin sorumluluğunun daveti yapmakla sınırlı olduğunu belirtir. Zorlamak veya baskı yapmak caiz değildir. Hanbeli ve Şafii mezheplerinde de sabır ve güzel ahlakla davet önceliklidir.
Sonuç
Sevgili kardeşim, davet görevini sabır ve sevgiyle yerine getir. Dönüş onların kalplerindedir. Dua etmeye ve güzel örnek olmaya devam et. Zorlamadan, yumuşak davranışla yoluna devam etmen en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.