İş Ortağı İle Borçlanma ve Alacaklı Olma Durumu Nasıl Ayarlanır?
Sorunun Detayı
"Esselamü aleyküm. Hocam ; tek kişinin sahip olduğu, işleyen bir ticari müesse... Hazır değerlerine 225 bin dolar değer biçilip, 112.5 bin dolar ortaklık hissesini ödemesi karşılığı, ortak almak üzere bir başka kişi ile karşılıklı anlasıyorlar. Sonrada yeni ortakla birlikte borçlanarak 100 bin dolarlık makine daha alıyorlar, çalışmaya başlıyorlar. Aldığı ortak, ortaklık taahhüdünün ancak 39 bin dolarını önceki işyeri sahibine ödüyor. Bir müddet çalışıyorlar. Ticaret iyi gitmiyor ve müesseseyi anlaşarak her şeyi ile 60 bin dolara satıyorlar. Aldıkları 60 bin doları nasıl paylaşacaklar."
Açıklama
İş ortaklığı, ticari bir işletmenin birden fazla kişi tarafından ortaklık payları karşılığında yönetilmesi ve kar-zararın paylaşılmasıdır. Ortakların borçlanma ve alacaklı olma durumları ise ortaklık sözleşmesi ve İslam hukukuna göre düzenlenmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, ortaklıkta her ortağın sermaye payı, borçlanma ve alacak durumu açıkça belirlenmeli, ortaklar arasında hakkaniyet ve adalet gözetilmelidir. Ortaklar, sermaye taahhütlerini yerine getirmeli, işletmeden elde edilen gelir ve zararlar paylarına göre paylaşılmalıdır. Borçlanma ortaklık adına yapılmışsa, borcun ortaklar arasında paylaşımı sözleşmeye göre olur. İşletmenin satışı sonrası elde edilen meblağ, ortakların sermaye ve borç durumları dikkate alınarak paylaşılır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de ortaklık ve adaletle ilgili genel prensipler vardır:
"Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin, ancak karşılıklı rıza ile ticaret yoluyla olsun." (Nisa, 4/29)
"Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder." (Nahl, 16/90)
Hz. Peygamber (sav) de ortaklıkta dürüstlük ve sözleşmeye riayet edilmesini vurgulamıştır.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, iş ortaklığında sermaye payları ve borçlanma durumu net olarak belirlenmelidir. Burada 225 bin dolar değer biçilen işletmenin yarısı (112.5 bin dolar) karşılığı ortaklık kurulmuş, ancak yeni ortak sadece 39 bin dolarını ödemiştir. Bu durumda yeni ortağın sermaye taahhüdü tam olarak yerine getirilmemiştir.
Ortaklar, işletme için 100 bin dolarlık makineyi borçlanarak almışlardır. Bu borç ortaklık adına alınmışsa, borcun ödenmesi ortaklık paylarına göre veya sözleşmeye göre yapılmalıdır. İşletmenin 60 bin dolara satılması ise, işletmenin toplam borç ve alacakları hesaplandıktan sonra kalan tutarın ortaklar arasında paylaşılması gerekir.
Öncelikle, işletmenin borçları (örneğin 100 bin dolarlık makine borcu) satış fiyatından düşülmelidir. Eğer borçlar tamamen ödenmemişse, ortaklar borç yükümlülüğünü paylarına göre üstlenirler. Satıştan elde edilen 60 bin dolar, borçlar ödendikten sonra kalan net tutar olarak değerlendirilir ve ortakların sermaye payları ile ödenmiş sermaye oranları dikkate alınarak paylaşılır.
Yeni ortağın taahhüt ettiği 112.5 bin doların sadece 39 bin dolarını ödemiş olması, diğer kısmın alacak olarak kaydedilmesi gerekir. Ortaklar arasında bu alacak ve borçlar açıkça yazılıp imzalanmalıdır. Böylece ileride anlaşmazlık çıkması önlenir.
İslam hukukunda ortaklıkta dürüstlük, sözleşmeye riayet ve hakkaniyet esastır. Ortaklar birbirlerinin haklarına saygı göstermeli, borç ve alacakları şeffaf şekilde takip etmelidir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde ortaklıkta sermaye taahhüdü ve borçların paylaşımını önemser. Şafii mezhebinde de ortaklıkta borç ve alacakların açıkça belirlenmesi ve sözleşmeye uyulması şarttır. Malikî ve Hanbeli mezheplerinde de ortakların hak ve yükümlülüklerinin net olması esastır.
Sonuç
Ortaklar, işletmenin satışından elde edilen 60 bin doları, öncelikle işletmenin borçlarını ödedikten sonra, sermaye payları ve ödenmiş sermaye oranlarına göre paylaşmalıdır. Eksik ödenen sermaye alacak olarak kaydedilmeli ve ortaklar arasında yazılı anlaşma yapılmalıdır. Böylece haklar korunur ve İslam hukukuna uygun hareket edilmiş olur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.