İhtiyaç sahibi olan ve zekât toplayan kişi, dağıtmak üzere topladığından kendisine de ayırabilir mi?
Sorunun Detayı
"Hocam ben yıllardır ihtiyacı olan kardeşlerimizi belirleyip başkalarına duyurup yardım yapılmasına vesile olurum biiznillah. Rabbimin lütfuyla güvenilir bir insan olarak bilinip elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. Zekâtlarını, fitre ve fidyelerini bana veriyorlar ben de dağıtıyorum. Sen nasıl uygun görürsen öyle yap diyorlar ama benim de çok ihtiyacım oluyor, durumumu bilen var bilmeyen var. Ben de utandığım için durumumu bilmeyenlere bildirmek istemiyorum.
Bana verilen zekât, fitre ve fidyelerden (dağıtmak için) karşımızdaki bana niyet etmediği halde alabilir miyim?
Rabbim yardımcınız olsun hocam."
Açıklama
Zekât, fitre ve fidye gibi ibadetlerin karşılığında verilen maddi yardımların toplanması ve dağıtılması önemli bir sorumluluktur. Bu tür yardımları toplayan ve dağıtan kişilerin, kendilerine de bu yardımlardan ihtiyaçları nispetinde alıp alamayacakları konusu İslam fıkhında ele alınmıştır.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, zekât, fitre ve fidye gibi farz ve vacip olan ibadetlerin karşılığı olarak toplanan mallar, asıl sahiplerine (ihtiyaç sahiplerine) dağıtılmak üzere toplanır. Bu mallardan, dağıtıcı olan kişi ancak kendisi gerçekten ihtiyaç sahibi ise ve bu durum açıkça bilinmekteyse, kendisine de bu yardımlardan alabilir. Ancak bu alım, niyet edilmeden ve ihtiyaç haliyle sınırlı olmalıdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de zekâtın ihtiyaç sahiplerine verilmesi emredilmiştir:
"Zekâtlar, ancak yoksullar, miskinler, zekât toplayanlar, kalpleri İslam'a ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar içindir." (Tevbe, 9:60)
Burada "zekât toplayanlar" ifadesi, zekâtı toplayan ve dağıtan kişilerin de bu mallardan ihtiyaçları nispetinde alabileceğine işaret eder.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, zekât, fitre ve fidye gibi ibadetlerin toplanması ve dağıtılması büyük bir emanet ve sorumluluktur. Bu mallar, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak için toplanır. Ancak zekât toplayan kişi de eğer gerçekten maddi olarak zor durumdaysa, bu mallardan kendisine ihtiyaç nispetinde alabilir. Bu durumun açık ve dürüst olması önemlidir; gizlilik veya utanç nedeniyle ihtiyaç halinin saklanması, yardımların hakkaniyetli dağıtılmasını zorlaştırabilir.
İslam dini, kolaylaştırmayı ve yardımlaşmayı emreder. Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" buyurmuştur (Buhari). Bu nedenle, zekât toplayan kişinin ihtiyaç halinde kendisine de zekât verilmesi caizdir. Ancak bu, zekâtın esas sahiplerine zarar vermemeli, yani diğer ihtiyaç sahiplerinin hakkı gözetilmelidir.
Günümüzde, zekât ve fitre dağıtımı yapan kurumlarda da benzer uygulamalar vardır; dağıtıcılar ihtiyaç halinde bu yardımlardan alabilirler. Siz de güvenilir bir kişi olarak bu konuda samimi ve şeffaf davranmalısınız. İhtiyacınız varsa, bunu gizlememek ve hakkaniyetle hareket etmek en doğrusudur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak benzer görüştedir. Şafii mezhebinde de zekât toplayan kişinin ihtiyaç halinde zekât alması caizdir. Malikî ve Hanbeli mezheplerinde de bu konuda ihtiyaca dayalı esneklik vardır. Ancak her mezhepte, zekâtın esas sahiplerine zarar verilmemesi ve niyetin temiz olması şarttır.
Sonuç
Sonuç olarak, zekât, fitre ve fidye toplayan kişi gerçekten ihtiyaç sahibi ise, bu yardımlardan kendisine de alabilir. Ancak bu durumun şeffaf ve hakkaniyetli olması gerekir. Utanmak yerine ihtiyaç halinizi açıkça ifade etmek, hem sizin hem de diğer ihtiyaç sahiplerinin hakkını korur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.