Hayatımızda İniş Çıkışların Olması

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm hocam, nasılsınız? İyisinizdir inşallah. Hocam ben evliliğimin Allah için, olmasını istedim hep. Dünyada iken İslam’ı hakkı ile yaşaya bileceğim birini eş olarak seçmek istedim. Bu yüzden titiz davrandım bu konulara. Tam birini hakikaten Allah karşıma çıkarmıştı önce dua ettim Allah’ım benim için hayırlı değilse bu iş olmayacaksa ne olur başlamadan bitsin. Ben tesettürdeyim ben utanırım aynaya bakmaya evleneceğim diye her defa biri ile konuşmaya, hakkımda hayırlı değilse başlamasın. Ama başladı hocam haram falan hiç bir şey olmadı elhamdülillah, insanin özünde çok iyi imanlı takvalı biri idi. Telefonla konuşmamız oldu iki ay bir defada görüşmemiz ama o da yanımda arkadaşım vardı öyle. Ben ve o hep hayaller kurduk İslami yaşaya bileceğimiz bir ailemiz olsun, çocuklarımız bizim gibi İslam’ı geç tatmamış cahil ailelerde büyümemiş olsun imanlı Allah için yasayan evlatlar büyütelim diye. Ama hocam olmadı yani bitti ve ben sebebini bu güne kadar anlamış değilim. Sordum soruma bile cevap vermedi, hocam vallahi benim tek istediğim İslami yaşayacağım hizmet edeceyim bir ailem olması idi, isyan etmiyorum hâşâ hocam sadece ben Allah’ıma dua etmiştim, olmayacaksa bu iş başlamadan bitsin diye. Neden başladı peki? Hocam benim içimde eski sevgi şevk kalmadı içimde bir soru kaldı; namazlı Müslüman bir kul hakkına böyle giriyorsa biz namazı olmayanlara neyin davasını çekeceğiz? Ben içimde eskisi gibi Allah’ı hissetmek O’nun adi geldiğinde kıpır kıpır içimin kopmasını istiyorum. Ama yok hocam yok, namazda huşu yok, tüm düşüncelerimde o insan. 23yasimda ilk kez sevdim ve ben bunu kendime bağışlayacağımı düşünmüyorum, hocam ben Allaha ait olan sevgimi, düşüncelerimi israf ettim başkasına yönlendirdim gibime geliyor, düşünülesi çok şey var. Mesela hesap mizan kıyamet, hizmet, namaz, en esasi Allah ama ben yapamıyorum olmuyor. Kendimi özledim çok özledim Allah’ın(c.c) adi söylenince içimin kıpırdamasını özledim, Resulallahı(s.a.v) görmek aşkı ile tutuşmayı özledim. Ama yok hocam bende koskocaman bir boşluk var ve bu boşluk beni parçalıyor, sanki kalbimden taş asıldı ben bittim. Ben o insanin neden böyle yaptığını değil de ahiretimi kurtarmak için neler yapabilirim bunu düşünmek istiyorum. Ben o şimdi ne yapıyor değil de ben ne yapabilirim ki namazdaki huşunu yakalayım onu düşünmek istiyorum. Ben Allah’a ben sana dua etmiştim olmayacaksa başlamadan bitsin niye başladı sorusunu sormak değil de Allah’ım Rahmetinle beni yeniden sarıp kabul eder misin diye sormak isterim? Ama olmuyor. Bana dua edin hocam kendinize iyi bakin Allah(c.c)’a emanet olun."

Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, hayatımızda iniş çıkışlar, özellikle iman ve kalp huzuru konusunda yaşanan zorluklar, herkesin karşılaşabileceği manevi sınavlardır. Bu tür durumlarda sabır, dua ve Allah’a yönelmek en önemli çözümdür.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, kalpteki iman zayıflığı, huşu eksikliği ve kalbin taşlaşması gibi durumlar, kişinin samimi tövbesi, ibadetlerini ihlasla yapması ve Allah’a yönelmesiyle aşılabilir. Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve samimi tövbe eden kullarını mutlaka kabul eder.

Deliller

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın rahmetinin genişliği ve kullarına olan merhameti şöyle bildirilir:

“De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer, 39/53)

Hz. Peygamber (s.a.v) de sabır ve dua ile ilgili şöyle buyurmuştur:

“Sabır, imanın yarısıdır.” (Tirmizi)

Detaylı Açıklama

Hayatınızda yaşadığınız bu manevi boşluk ve kalbinizdeki taşlaşma hissi, insanın imtihanlarından biridir. Allah kullarını zor durumda bırakmaz, ancak onları sabır ve dua ile olgunlaştırır. Evlilik gibi önemli bir konuda dua ile hareket etmiş olmanız çok güzel. Ancak bazen Allah’ın takdiri bizim planlarımızdan farklı olabilir. Bu durumda isyan etmek yerine, kalbinizi Allah’a açıp samimi bir şekilde tövbe etmek, namaz ve diğer ibadetlerinizi huşu ile yapmaya gayret etmek gerekir.

Namazdaki huşu, kalbin Allah’a yönelmesiyle mümkün olur. Bu da sürekli Allah’ı anmak, Kur’an okumak, Peygamberimizin hayatını ve sünnetini öğrenmekle artar. Kalbinizi meşgul eden kişi ve olaylardan uzaklaşarak, Allah’a yönelmek için zaman ayırmalısınız. Bu manevi yolculukta sabırlı olun, çünkü kalp ancak zamanla yumuşar ve Allah’ın sevgisi ile dolar.

Unutmayınız ki, Allah kullarının samimi tövbelerini kabul eder ve onları rahmetiyle kuşatır. Kendi kendinize yüklenmek yerine, Allah’a yönelip O’ndan yardım istemek, kalbinizi ferahlatacaktır.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde, kalbin Allah’a yönelmesi ve samimi tövbenin önemini vurgular. Şafii ve Malikî mezheplerinde de sabır ve dua, kalp huzurunun anahtarı olarak kabul edilir. Hanbeli mezhebi de kalbin Allah’a teslimiyetini ön planda tutar.

Sonuç

Değerli kardeşim, yaşadığın manevi zorluklarda sabret, Allah’a yönel ve samimi tövbe et. Namazlarını huşu ile kılmaya gayret et, Kur’an ve sünnetle kalbini besle. Allah’ın rahmeti sonsuzdur, O’na güven ve dua etmeye devam et. Allah seni rahmetiyle kuşatsın.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar