Hatır İçin Günaha Girmek

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm Hocam. Ben kayınbabamın sarrafını işçi sıfatı ile maaş ile işletiyorum. Altın satıyorum ama bizim burada veresiye satmaktan başka çaremiz kalmıyor hocam. Altının veresiye olmadığını biliyorum ve mazeret de aramıyorum hocam. Ama çiftçi memleketinde peşin para olmuyor 1-2-3 aylığına yazıyoruz gramını öderken de o günkü fiyattan alıyorum. Ben kayınbabama bir kaç kez dedim satmayalım veresiye diye ama kabul etmedi. Ben hocalara müftülere danıştım dedi. Ben zan altında mecbur çalışıyorum çünkü tek kızı var ve ben evliyim varisi o. Beni yalvararak soktular işe yoksa kapanacaktı dükkân ve veresiye olan paraları toplamak için girdim aslında ben. Topluyorum şu anda ama bir yandan da veresiyeyi azaltmama rağmen vermek zorunda kalıyorum hocam... Tek güvendiğim sizsiniz fetva konusunda. Allah rahmet etsin bize, ne yapayım ben?"

Açıklama

Değerli Müslüman, iş hayatında karşılaşılan zor durumlar ve hatır için yapılan davranışlar bazen insanı dini açıdan tereddüte düşürebilir. Özellikle altın gibi değerli bir malın veresiye satılması konusunda İslam hukuku hassasiyet gösterir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre altının veresiye satılması, yani peşin ödemeden malın teslim edilmesi, temel olarak caiz değildir. Çünkü altın, Kur'an ve hadislerde belirlenen ribâ (faiz) konusu mallardan biridir ve peşin alınması gerekir. Ancak zorunlu durumlarda ve mecburiyet halinde, zarar görmemek için geçici olarak veresiye satış yapılabilir ama bu durum devamlılık arz etmemeli ve mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de ribâ ile ilgili ayetlerde altın ve gümüş gibi değerli metallerin peşin alınması emredilir:

"Altınla altın, gümüşle gümüş, eşit miktarda peşin olarak verilir. Eğer birbirinden fazla verirseniz, o takdirde alacağınız, ancak peşin olmalıdır." (Bakara, 2:275-276)

Hz. Peygamber (sav) de ribâyı kesinlikle yasaklamıştır:

"Altın altınla, gümüş gümüşle, eşit miktarda ve peşin olarak takas edilir. Eğer miktarları farklı ise peşin olan miktar kadar verilir." (Buhari, Ribâ, 4)

Detaylı Açıklama

Altının veresiye satılması ribâya girme ihtimali taşıdığı için İslam hukukunda sakıncalıdır. Ancak sizin durumunuzda, zorunluluk ve mecburiyet söz konusu. Kayınbabanızın dükkanının kapanmaması ve ailenizin geçimi için bu işi yapıyorsunuz. Bu durumda Hanefi fıkhında zaruretler hükmü devreye girer. Zaruret, haram olan bir şeyi geçici olarak ve mümkün olduğunca az zarar verecek şekilde yapmayı meşru kılar. Siz de veresiye satışları mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyorsunuz ki bu doğru bir tutumdur.

Bu tür durumlarda, borçlulara ödeme kolaylığı sağlamak, alacakları peşin almamak zorunda kalmak, zaruret ve mecburiyet kapsamında değerlendirilir. Fakat bu durumun devamlı hale gelmemesi, işin düzelmesi için çaba sarf edilmesi gerekir. Ayrıca, borçların takibi ve tahsilatı konusunda dikkatli olunmalı, haksız kazanç ve ribâdan kaçınılmalıdır.

Diğer Görüşler

Şafii ve Maliki mezheplerinde de altının veresiye satılması ribâ kapsamındadır ve caiz görülmez. Ancak zaruret durumunda benzer şekilde kolaylıklar tanınabilir. Hanbeli mezhebi de bu konuda katıdır ancak zaruret halleri istisna tutulur.

Sonuç

Özetle, altının veresiye satılması aslen caiz değildir ancak sizin zorunlu durumunuzda, mümkün olduğunca azaltarak ve dikkatli davranarak bu işi sürdürmeniz Hanefi mezhebine göre makuldür. İşin düzelmesi için gayret gösteriniz ve borçları takip etmeye özen gösteriniz.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar