Günü Gelmiş Borcun Üzerine İlave Yapmak Caiz midir?

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm.
1- Ticaretle uğraşıyorum 5 ay vadeli mal aldım gününde ödeyemedim senedim protesto oldu yerine başka çek verdim alacaklı benden vade farkı istiyor yoksa hakkımı helal etmem diyor ne yapmam gerekir?
2- Benimde 1 senedir alacağım zamanında alamıyorum alacaklının da bir zararı var altın artıyor dolar artıyor böyle durumlarda zararımızı nasıl telafi edebiliriz?"

Açıklama

Günü gelmiş bir borcun üzerine vade farkı veya faiz gibi ilave yapmak İslam hukukunda hassas bir konudur. Bu durum, borcun asli miktarının dışında ek bir yükümlülük getirdiği için dikkatle değerlendirilmelidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, günü gelmiş borcun üzerine faiz veya vade farkı şeklinde ek bir ücret almak caiz değildir. Borç, anlaşılan miktar ve şartlarla ödenmelidir. Ancak taraflar arasında önceden kararlaştırılmış ve meşru olan bir vade farkı (örneğin, malın satış fiyatı içinde belirlenen) varsa, bu farklıdır. Gecikme nedeniyle sonradan talep edilen fazlalık ise faiz (riba) hükmündedir ve haramdır.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de faizle ilgili açık uyarılar vardır:

"Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimseler gibidir. Bu yüzden onlar, haddi aşmaktan sakınmalıdırlar." (Bakara, 2:275)

Hz. Peygamber (s.a.v) de faizle ilgili şöyle buyurmuştur:

"Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpa ile, hurma hurma ile, tuz tuz ile aynı miktarda takas edilir; eğer farklı miktarda takas edilirse, aralarında faiz olur." (Sahih Buhari)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, ticaret hayatında vade farkı veya gecikme zammı talebi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak İslam'da borçların üzerine sonradan eklenen herhangi bir fazlalık, faiz olarak değerlendirilir ve haramdır. Eğer alacaklı, borcun ödenmemesinden dolayı zarar ettiğini düşünüyorsa, bu zarar ancak borçlu ile alacaklının karşılıklı rızasıyla ve önceden belirlenmiş şartlarla telafi edilebilir.

Örneğin, senetle yapılan alışverişlerde vade farkı, satış anında belirlenmiş ve kabul edilmişse caizdir. Ancak borcun vadesi geçtikten sonra alacaklının talep ettiği ek ücret faiz hükmündedir.

Alacakların zamanında tahsil edilememesi durumunda, alacaklı zararını karşılamak için faiz talep etmek yerine, borçlu ile müzakere ederek makul bir çözüm bulmalıdır. Bu, İslam'ın kolaylaştırma ve zorlukları kaldırma prensibine uygundur.

Modern ticarette, alacakların değer kaybı veya enflasyon gibi ekonomik değişiklikler nedeniyle zarar oluşabilir. Bu durumda taraflar, sözleşme yaparken bu ihtimalleri göz önünde bulundurarak, meşru yollarla zararlarını telafi edecek hükümler koyabilirler. Ancak bu hükümler faiz veya haksız kazanç içermemelidir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, günü gelmiş borcun üzerine sonradan eklenen vade farkı veya faiz haram kabul edilir. Maliki mezhebinde ise, bazı şartlarda vade farkı meşru sayılabilir ancak genel olarak faiz yasağı önceliklidir.

Sonuç

Günü gelmiş borcun üzerine sonradan vade farkı veya faiz eklemek caiz değildir. Borçlu ve alacaklı, zararlarını karşılamak için önceden anlaşmalı ve faizsiz çözümler üretmelidir. Ticarette kolaylık ve adalet prensiplerine uygun hareket etmek en doğrusudur.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar