Genetik hastalıklı bebek aldırılabilir mi?
Sorunun Detayı
"Eşim 105 günlük gebe. Bebekte kistik higroma vardı. Doktorlar genetik test yapılsın dediler. Genetik testi yaptık, bebekte kalıtsal bir hastalık ortaya çıktı. Bu kalıtsal hastalık bebek ya anne karnında ölecek ya da doğarsa bir yıl içinde ölecek. Bu kalıtsal hastalık durumunda bebeği aldırmak günah mı? Yoksa ölmesini beklemek mi gerekiyor? Bir sürü doktora gittik, doktorlar “karar sizin” diyor ama kafamız çok karışık. Genelde bu genetik hastalığa sahip bebekler doğsa bile çocukta fizyolojik problemler de ortaya çıkar diyorlar. Bir cana kıyma düşüncemiz yok ama hem bebeği hem bizleri psikolojik olarak yıpratacak bir süreç bekliyor bizi. Ne yapmalıyız?"
Açıklama
Genetik hastalıklı bebeklerin anne karnında aldırılması konusu, İslam fıkhında çok hassas ve derin bir meseledir. Bu durum, hem canın korunması hem de anne ve ailenin psikolojik ve fiziksel sağlığı açısından değerlendirilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, gebeliğin 120. gününden (enseden ruh üflenme) sonra ceninin can sahibi olduğu kabul edilir. Bu tarihten sonra ceninin aldırılması genel olarak haramdır ve ancak annenin hayatı ciddi şekilde tehlikede ise caiz olabilir. 105 günlük gebelikte ise ruh üflenme henüz gerçekleşmemiştir, bu nedenle bu dönemde ceninin aldırılması konusunda daha esnek bir yaklaşım vardır ancak bu da kolaylık ve zaruret ölçüsünde değerlendirilmelidir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de insanın yaratılışı ve ruhun üflenmesi ile ilgili ayetler bu konuda temel delildir:
"Sonra onu sağlam bir nutfe (sperm) haline getirdik. Sonra nutfeyi alaka (embriyo) yaptık. Sonra alakayı mudga (et parçası) haline getirdik. Sonra mudgayı kemiklere dönüştürdük, kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir!" (Müminun, 23/13-14)
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"İnsanın yaratılması annesinin rahminde kırk gün, sonra bir alaka (pıhtı) haline gelir, sonra mudga (et parçası) haline gelir. Sonra ona bir melek gönderilir ve ruh üflenip, onun için dört şey yazılır: rızkı, ömrü, ameli ve eceli." (Buhari, 3208)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, 105 günlük gebelikte ruh henüz üflenmemiştir. Bu nedenle Hanefi fıkhında ceninin aldırılması konusunda bir miktar kolaylık vardır, ancak bu kolaylık keyfi değildir. Ceninin aldırılması ancak annenin hayatı tehlikedeyse veya doğacak çocuğun çektiği acıların ve ailenin yaşayacağı büyük psikolojik ve maddi sıkıntıların göz önünde bulundurulduğu durumlarda değerlendirilir.
Bu tür durumlarda ailelerin psikolojik destek almaları, doktorları ile detaylı görüşmeleri ve İslami bir danışmanla konuşmaları önemlidir. Çünkü İslam dini, insan hayatını korumayı esas alır ve zorluklarda kolaylık sağlar. Ancak hayatın kutsallığı da göz ardı edilmemelidir.
Bu süreçte dua etmek, sabırlı olmak ve Allah'tan kolaylık dilemek çok önemlidir. Ayrıca, doğacak çocuğun yaşayacağı sıkıntılar ve ailenin durumu göz önünde bulundurularak, tıbbi ve dini danışmanlık alınmalıdır.
Diğer Görüşler
Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde de ruhun üflenme zamanı 120 gün olarak kabul edilir. Ancak bazı alimler, ruh üflenmeden önce ceninin aldırılmasının daha kolay olduğunu belirtirler. Fakat hepsi, annenin hayatının korunmasını en öncelikli mesele olarak görürler. Bazı çağdaş İslam alimleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı da benzer şekilde, 120 gün öncesi için zorunluluk halinde ceninin aldırılmasına izin verebilirler ancak bu kararın çok dikkatli verilmesi gerektiğini vurgularlar.
Sonuç
105 günlük gebelikte ceninin aldırılması Hanefi mezhebine göre ruh üflenmeden önce mümkün olabilir ancak bu karar çok ağır bir sorumluluktur ve sadece annenin hayatı ya da çok ciddi sağlık ve psikolojik sebepler varsa düşünülmelidir. Doktorlarınızla ve dini danışmanlarınızla görüşerek, sabır ve dua ile en doğru kararı vermeniz tavsiye edilir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.