Gayrimenkulleri olan birinin zekât ödemesi gerekir mi?

Sorunun Detayı

"Hocam ben asker emeklisiyim. Kıbrıs’ta yaşıyorum. Oturduğumuz ev kira değil, bize ait. Üniversitede okuyan oğlum ve eşimle kullandığımız iki araba ve bir motorumuz var. Bunların haricinde kira gelirim olan Türkiye’de bir evim var ama bu evin tapusunu on iki senedir alamadık. Arsa sahipleri ile mahkememiz devam ediyor. Ayrıca Amasya’da babamın verdiği küçük bir dükkân ve kredi çekerek aldığım ve henüz taksitleri bitmeyen bir evim var, orada da kayınvalidem kalıyor. Bu ikisinden bir gelirim yok çünkü kayınvalidemin kalacak yeri yok, dükkân ise her zaman boş babam sadece çay içmeye ve namaza gider oraya. Oğlumun üniversitesi de özel olduğu için ona da senelik ödemem var. Şimdi bu durumda benim zekât ödemem gerekir mi?"

Açıklama

Gayrimenkul ve diğer mal varlıklarına sahip olan bir Müslümanın zekât yükümlülüğü, sahip olduğu malların türü, kullanım şekli ve gelir getirip getirmemesine göre değişir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, kişinin kendi ihtiyacı için kullandığı ev, taşıt gibi mallardan zekât verilmez. Ancak kira geliri elde edilen gayrimenkullerden ve ticari amaçlı mallardan zekât vermek gerekir. Tapusu alınmamış ve mahkeme sürecinde olan gayrimenkuller için ise zekât hükmü, malın kesin olarak kişiye ait olup olmamasına bağlıdır.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de zekât, malın belirli bir nisab ve yıl bekleme şartı ile verilmesi emredilmiştir:

"Mallarınızda belirli bir miktar (nisab) ve yıl bekleme şartı ile zekât vermeniz farzdır." (Bakara, 2/267)

Hz. Peygamber (sav) de zekâtın, ticaret malları ve birikimlerden verileceğini belirtmiştir:

"Zekât, altın, gümüş, ticaret malları ve hayvanlardan alınır." (Buhari, Zekât, 1)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, oturduğunuz ev ve kullandığınız araçlar sizin ihtiyaçlarınız için olduğundan bunlardan zekât verilmez. Türkiye'deki kira geliri olan evinizin tapusunu alamamanız, malın sizin malınız olduğuna kesinlik kazandırmadığı için zekât hükmü tartışmalıdır; ancak mahkeme devam ettiği sürece zekât vermeniz gerekmez. Amasya'daki dükkân ve ev ise gelir getirmediği ve kullanımda olduğu için zekât yükümlülüğü doğmaz.

Kredi ile alınan evin durumu da önemlidir; eğer ev sizin kullanımınızda ise zekât gerekmez. Ancak ticari amaçlı veya kira geliri sağlayan gayrimenkullerden zekât verilmelidir. Zekât nisabı, altın veya gümüş karşılığı 85 gram altın değerinde maldır ve üzerinden bir yıl geçmelidir. Üniversite harçları ve aile giderleri zekâtı etkilemez.

Özetle, kira geliri elde ettiğiniz ve malı kesin olarak size ait olan gayrimenkullerinizden zekât vermeniz gerekir. Kredi borcunuz varsa, borç miktarı nisaptan düşülür. Tapusu alınmamış ve mahkeme sürecindeki mallar için zekât vermek zorunlu değildir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Maliki mezheplerinde de benzer şekilde, kişinin kendi ihtiyacı için kullandığı ev ve araçlardan zekât verilmez. Ancak bazı alimler, tapusu alınmamış mallar için ihtiyatlı davranmayı ve zekât vermeyi tavsiye ederler. Hanbeli mezhebi de kira geliri olan gayrimenkullerden zekât verilmesini kabul eder.

Sonuç

Kardeşim, kendi ihtiyacınız için kullandığınız ev ve araçlardan zekât gerekmez. Kira geliri olan ve size ait kesinleşmiş gayrimenkullerden zekât vermeniz gerekir. Tapusu alınmamış mallar için mahkeme sonucu beklenmelidir. Borçlarınızı da dikkate alarak zekâtınızı hesaplayınız.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar