Farz-ı kifâye ne demektir?
Sorunun Detayı
"Hocam, farz-ı kifâye denince tam olarak ne kastediliyor? Sorumluluğumuz bakımından derecesi düşük bir farz demek midir?"
Açıklama
Farz-ı kifâye, İslam hukukunda toplumun bir kısmının yerine getirmesiyle sorumluluğun kalktığı, aksi halde tüm toplumun günahkar sayılacağı dini bir görevdir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre farz-ı kifâye, toplumun bir kısmı tarafından yerine getirildiğinde diğerlerinin sorumluluğu kalkar. Ancak hiç kimse bu görevden tamamen muaf değildir; görev yapılmazsa tüm toplum günahkâr olur.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de farz-ı kifâye kavramına doğrudan işaret eden ayetler olmamakla birlikte, toplumsal sorumluluk ve yardımlaşma vurgusu vardır:
"İyilik ve takvâda yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın." (Maide, 5/2)
Hadislerde ise ümmetin bir kısmının sorumluluğu yerine getirmesiyle diğerlerinin sorumluluktan kurtulacağına dair rivayetler mevcuttur. Örneğin, cenaze namazı kılınmazsa herkes günahkâr olur, ancak bir grup kılarsa diğerleri sorumluluktan kurtulur.
Detaylı Açıklama
Farz-ı kifâye, toplumun ortak sorumluluğu olan ibadet ve görevleri ifade eder. Örneğin; cenaze namazı kılmak, su kuyusu açmak, ilim öğrenmek veya toplumda adaletin sağlanması gibi görevler farz-ı kifâyedir. Bu görevlerden bir kısmı yapılırsa diğerleri sorumluluktan kurtulur. Ancak hiç kimse bu görevleri tamamen terk edemez. Eğer toplumun hiçbir ferdi bu görevleri yerine getirmezse, herkes günahkâr olur.
Bu kavram, bireysel farzlardan (farz-ı ayn) farklıdır. Farz-ı ayn, her bireyin şahsen yerine getirmesi gereken ibadet ve görevlerdir (örneğin namaz, oruç). Farz-ı kifâye ise toplumsal görevlerdir. Bu yüzden farz-ı kifâye, sorumluluğun derecesi düşük değil, sorumluluğun toplumsal bazda paylaşıldığı görevlerdir.
Günümüzde de toplumun ihtiyaç duyduğu hizmetlerin (örneğin sağlık, eğitim, adalet) bir kısmını yerine getirmek farz-ı kifâye hükmündedir. Bu nedenle Müslümanlar bu tür görevlerde sorumluluk almalıdırlar.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de farz-ı kifâye kavramını benzer şekilde kabul eder. Ancak bazı mezhepler, farz-ı kifâyenin kapsamını veya hangi görevlerin buna dahil olduğunu farklı yorumlayabilirler. Örneğin Şafii mezhebi, bazı toplumsal görevleri farz-ı kifâye değil, sünnet veya müstehap olarak değerlendirebilir.
Sonuç
Farz-ı kifâye, toplumun ortak sorumluluğudur ve bir kısmı yerine getirdiğinde diğerleri sorumluluktan kurtulur. Bu görevler ihmal edilmemeli, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yerine getirilmelidir.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.