Eşimin Adağını Yerine Getiremiyoruz, Keffareti Var mıdır?
Sorunun Detayı
"Hocam, selamünaleyküm. Eşimin ablası 1999 yılında ağır bir ameliyat geçirmiş, ölümden dönmüş. Eşim, ablası iyileşirse ona her sene kurban keseceğim diye adak adamış. Bana bunu dört sene önce söyledi, o seneye kadar da hiç kurban kesmemiş. Biz de arayı kapatmak için beş kurban kestik ama hocam çok zorlanıyoruz. Takdir edersiniz ki hem geçen senelerin hem de devam eden senelerin kurbanı bizi maddi açıdan çok zorluyor. Bunun bir kefareti var mıdır? Hem benle evlenmeden önce verilmiş bir söz ama içim de hiç rahat değil. Çocuklarımın veya eşimin başına bir şey gelmesinden korkuyorum."
Açıklama
Adak, Allah'a belli bir iyilik veya ibadet yapma sözü vermektir. Eşinizin ablasının iyileşmesi için verilen adak, yerine getirilmesi gereken bir borçtur ancak bazı durumlarda kolaylık sağlanabilir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre adak, yerine getirilmesi vacip olan bir ibadettir. Ancak yerine getirilmesi mümkün değilse veya büyük zorluklar varsa, adak keffareti olarak fidye verilebilir. Bu fidye, genellikle yoksullara yiyecek vermek şeklindedir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de adakla ilgili hüküm açıkça belirtilmiştir:
“Allah’a adaklarınızı yerine getirin.” (El-En’am, 6/141)
Hz. Peygamber (s.a.v) de adakların yerine getirilmesini emretmiştir:
“Adak, Allah’a ibadettir ve yerine getirilmesi gerekir.” (Tirmizi, 1627)
Detaylı Açıklama
Eşinizin ablasının iyileşmesi için verilen adak, her yıl kurban kesmeyi içeriyor. Ancak dört yıl gecikmiş ve şu anda maddi açıdan büyük zorluk yaşanıyor. Hanefi fıkhına göre adak, yerine getirilmesi vacip olan bir sözleşmedir. Fakat yerine getirilmesi imkansız veya çok zor ise, fidye verilmesi caizdir. Fidye, genellikle yoksullara günlük temel gıda maddeleri vermek şeklinde olur.
Bu durumda, eşinizin adak kurbanlarını kesmekte zorlanması nedeniyle, bir İslam alimi veya Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan danışarak, fidye yoluna gitmek mümkündür. Fidye miktarı, kesilmesi gereken kurbanın değerine göre belirlenir ve yoksullara dağıtılır. Böylece hem adak borcu hafifletilmiş olur hem de aile üzerindeki maddi yük azalır.
Adak, evlilik öncesi verilmiş olsa da, yerine getirilmesi vaciptir. Ancak zorluklar karşısında kolaylık sağlanması İslam’ın ruhuna uygundur. Ayrıca, çocuklarınız ve eşiniz için dua etmek, Allah’a tevekkül etmek de önemlidir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de adak konusunda benzer görüştedir. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de adak yerine getirilmesi gereken bir ibadet olarak kabul edilir, ancak zorluk halinde fidye verilebilir. Malikî mezhebinde ise adak yerine getirilmezse kefaret gerekir, ancak bu kefaret genellikle fidye vermek şeklindedir.
Sonuç
Eşinizin verdiği adak kurbanlarını maddi zorluk nedeniyle kesemiyorsanız, fidye vermek mümkündür. Bu konuda bir ilahiyatçıya veya Diyanet’e danışarak uygun fidye miktarını belirleyip yoksullara dağıtmanız hem adak borcunu hafifletir hem de üzerinizdeki yükü azaltır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.