Düzgün Yaşayan Hıristiyanlar Cennete Girebilecek mi?
Sorunun Detayı
"Hocam yurt dışında yaşayan bir kişiyim. Bulunduğum yerde gerçekten ahlakıyla düzgün yaşayışıyla ve insanlığıyla takdir ettiğim hıristiyanlar var. Bir hanım toplantısında hoca hanım, müslüman ve mü'min olmadıkları halde bu düzgün ahlakı ve yaşayışı sürdüren dindar hıristiyanların da cennete girebilme ihtimallerinin olduğunu söyledi. Bu sözlerini de Müminun Suresi'nin 102. ve 103. ayetlerine dayandırdı. Doğrusu ne diyeceğimi bilemedim ayetlerle karşıma çıkılınca. Ben biliyorum Allah bir Rasulu hak demedikçe kalbinle de bunu tasdik etmedikçe cennete giremezsin. Ama siz ne dersiniz?"
Açıklama
Bu soru, İslam inancına göre sadece Müslümanların mı cennete gireceği yoksa ahlaki olarak düzgün yaşayan diğer din mensuplarının da cennete girip giremeyeceğiyle ilgilidir. Konu, Kur'an ayetleri ve hadisler ışığında değerlendirilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, cennete girmek için Allah'ın bir Rasulu (Peygamberi) vasıtasıyla gönderdiği hak dini kabul etmek ve ona inanmak gereklidir. Yani sadece düzgün ahlaklı olmak, İslam'ın temel iman esaslarını kabul etmeden cennete girmeye yetmez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de bu hususa dair açık ayetler bulunmaktadır:
"Kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse, onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyarız; orada ebedî kalacaklardır." (Nisa, 4:13)
"Kim Allah'a ve Resûlüne itaat etmezse, şüphesiz Allah, cehennem ateşinde ebedî kalacaktır." (Nisa, 4:14)
"De ki: 'Doğrusu ben, sizin Rabbinizden bana vahyedilene iman ettim; o da sizin Rabbinizdir. Artık O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.'" (Müminun, 23:104)
Soruya dayandırılan Müminun Suresi 102-103. ayetler ise müminlerin ahlak ve ibadetlerine işaret eder, ancak iman esaslarını kabul etmeyenler için cennet garantisi vermez:
"İşte onlar, Rablerinin rahmetini kazanmışlardır; işte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Müminun, 23:102-103)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, İslam inancında iman, sadece iyi ahlak ve düzgün yaşam sürmekten ibaret değildir; Allah'ın gönderdiği peygamberin getirdiği hak dini kalpten tasdik etmek ve ona uymak esastır. Düzgün ahlak, iman edenler için sevap ve cennete vesile olur, ancak iman olmadan sadece ahlaklı olmak cennet için yeterli değildir.
İslam, Allah'ın birliğine ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in son peygamber olduğuna inanmayı şart koşar. Bu, İslam'ın temel iman esaslarındandır. Diğer din mensuplarının iyi ahlaklı olmaları takdir edilir ve sevap kazandırır, ancak bu onların cennete gireceği anlamına gelmez. Çünkü Allah'ın rahmeti geniştir, ancak O'nun koyduğu kurallar ve iman esasları da geçerlidir.
Günümüzde farklı dinlerden insanlarla bir arada yaşarken, onların iyi yönlerini takdir etmek, güzel ahlakı övmek İslam'ın ruhuna uygundur. Ancak iman esasları konusunda Kur'an ve sünnetin hükümleri esas alınmalıdır. İslam alimleri, iman etmeyenlerin ahlaklı olmalarının sevap kazandıracağını, ancak cennete girmeleri için iman şartının zorunlu olduğunu vurgularlar.
Diğer Görüşler
Hanefi mezhebi başta olmak üzere diğer dört Sünni mezhep de bu konuda benzer görüştedir. Bazı çağdaş İslam alimleri, Allah'ın rahmetinin genişliği nedeniyle kesin hüküm vermekten kaçınsa da genel kabul, iman şartının cennete giriş için zorunlu olduğudur. Bu konuda ihtilaf yoktur.
Sonuç
Özetle, düzgün ahlaklı olmak çok güzel ve sevaplıdır, ancak cennete girmek için Allah'ın gönderdiği hak dini kalpten kabul etmek gerekir. Bu nedenle iman esaslarına bağlı kalmak ve insanları da bu doğrultuda bilgilendirmek önemlidir.