Dul Bir Bayanın Evlenmesinde Ailesinin Rızası

Sorunun Detayı

"Ve Aleyküm Selam Hocam, Hocam ben boşandıktan sonra rabbim bana kendi kapısnı açtı. Evlenince namaz kılmayı bırakmıştım. Ama boşandıktan sonra tekrar namaz kılmaya başladım. Teheccüd namazına başladım, geçen sene tesettürü nasip etti bana ve 35 yaşında kuranı kerimi öğrendim. 1 yılda yeni öğrenmeme rağmen 4 tane hatim bitirdim. İlim öğrenmeye başladım. İlmihal ilmini öğreniyorum şuan. Rabbime layık olmaya çalışıyorum rabbimin benden razı olması için çabalıyorum. Şuan ki isteğim hep rabbimin rızası duamda o. Rabbim senin rızanın olmadığı hiçbir şeyi istemiyorum bu her ne ise diyorum.Rabbim bana kendi sevgisini nasip etti çok şükür. Sağımda solumda yanımda her adım attığmda rabbimleyim. Onun yarattıkları başka görüyorum başka seviyorum rabbimi çok seviyorum çünkü. Benimle evlenmek isteyen kişiyi annesi 15 sene boyunca evlendirmeye çalışmış annesi bir sürü kız göstermiş hiçbirine bakmamış hep düşünmüyorum demiş atmış. Hiç bakmamış bile gösterdiklerine. İlk kez beni görmüş ve beğenmiş. Benim dul olduğumu bilmiyormuş. Rabbimin lütfu herhalde yaşımı pek göstermiyorum gören beni 25 yaşında zannediyor. Sonra dul olduğumu öğrendiğinde unutmaya çalışmıış ama yapamamış. Demekki kaderim senmiş sin diyor. Bunca sene hiçkimseye bakmayışımın hikmeti senmişsin diyor. Benim saflığıma, Allah'a olan inancıma, kalbimin temizliğini sevmiş. Kendisi daha önce namazını kılarmış ama bazen bırakırmış. Beni tanıdıktan sonra bendeki Allah sevgisini gördükten sonra şimdi oda 5 vakit namazını kılıyor, gece namazına kalkıyor, ben ramazanın dışında oruçluyum genelde. Oda oruç tutmaya başladı. O bana sen benim ahiret yanımsın diyor. Sen olmazsan ben ahirete hazırlanamam diyor. Benden çocuklarının olmasını ve aynı benim gibi yetiştimemi Allah inancı ve sevgisiyle yetiştirmemi istiyor. Şimdi ailesinin ilk çocuğu ve ilk erkek evlendirecekler. Annesine beni söyleyince şok geçirmiş istememiş ben seni dullamı evlendirece demiş. Oda dimdik durmuş karşılarında ben istiyorum demiş. Ailesiyle bayağa mücadele vermiş şimdi ailesi sevdiğine inanınca tamam gidelim isteyelim demiş. Halen rızaları yok ama bu kadar isteyince tamam senin hayatın sen yaşayacaksın demişler razı olmuşlar inşallah pişman olmazsın demişler. Şimdi onun ailesi ikna oldu ama benim ailem yok diyor. Babam hiç evlenmemi istemiyor yanlarında kalmamı istiyor. Bir şeye ihtiyacın varsa bize söyle yapalım diyor. Her şey maddiyat değilki hocam. Evliliğimde de bir aile hayatım olmadı şimide öyle hep çocuğumla tek başıma mücadele verdim. Ona baktım büyüttüm. Babam kız çocuğun var o adam onun ırzına geçer diyor. Evlenmemi istemiyor. Önce memleketinden dolayı yok dedi sonrada kızımı bahane etti hocam. Bende rabbime sığındım. Ne zaman ikna olurlar bilmiyorum. Bu süreçte karşı tarafın ailesi rıza göstermişken bu bekleyişten rahatsız olup bu sefer onlar vazgeçerse bir kısır döngüye dönecek diyorum bazen. Artık hakkımda hayırlı olanı diliyorum rabbimden. Bana dua edermsiniz hocam. Başkasına gıyabında yapılan dua daha çabuk kabul olur diye biliyorum. Rabbimde inşallah sizi her iki cihandaa sağlık mutluluk, afiyet verir, herşey gönlünüze göre olur inşallah. Hakkınızı helal edin hocam. Allaha emanet olun inşallah."

Açıklama

Dul bir bayanın evlenmesinde ailesinin rızasının önemi ve bu konuda yaşanan zorluklar, İslam hukukunda önemli bir meseledir. Bu durum, hem bireyin hakları hem de aile bağlarının korunması açısından değerlendirilir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, evlenmek isteyen dul bir bayanın ailesinin rızası hukuken zorunlu değildir; kişi kendi rızasıyla evlenebilir. Ancak aile rızası, evliliğin sağlam temeller üzerine kurulması ve aile içi uyum için önemlidir. Ailenin engellemesi, makul sebepler olmadıkça haklı bir engel sayılmaz.

Deliller

Kur'an ve hadislerde evlilikte rızanın önemi vurgulanmıştır:

"Evlenmeniz size helal kılındı, mehirleri kadınlara verdiğiniz takdirde..." (Bakara, 2:232)

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"Evlenmek isteyen bir kızın izni alınmadan onun evlendirilmesi caiz değildir." (Sahih Buhari)

Bu hadis, evlenecek kişinin rızasının şart olduğunu gösterir. Aile rızası ise, Hanefi mezhebine göre evliliğin geçerliliği için şart değildir, ancak tavsiye edilir.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, yaşadığınız durumda öncelikle Allah’a olan bağlılığınız ve samimi niyetiniz çok kıymetlidir. İslam, evlilikte kişinin rızasını esas alır. Ailenizin endişeleri ve çekinceleri, özellikle babanızın kaygıları anlaşılabilir; ancak bu endişeler makul ve İslami ölçüler içinde değerlendirilmelidir. Sizin inancınız, ahlakınız ve hayatınızdaki olumlu değişimler evliliğinizin sağlam temeller üzerinde olacağını gösterir.

Hanefi fıkhına göre, dul bayanın evlenmesi için kendi rızası yeterlidir. Ailenizin rızası olmaması evliliği engellemez, ancak aile ile iyi ilişkiler kurmak ve onları ikna etmeye çalışmak önemlidir. Bu süreçte sabırlı olunmalı, dua ve güzel ahlakla yaklaşılmalıdır. Karşı tarafın ailesinin rızasını kazanmanız da evliliğin kolaylaşmasına katkı sağlar.

Modern hayatta, ailelerin kaygılarını anlamak ve onlara güven vermek için iletişim çok önemlidir. Ailenizin endişelerini dinleyip, onlara güven verecek davranışlar sergilemek, zamanla onların rızasını kazanmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, dini ilim öğrenmeniz ve ibadetlerinize devam etmeniz, hem sizin hem de eş adayınızın manevi hayatını güçlendirecektir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde, evlenecek kişinin rızası esastır. Malikilerde ise, velinin (babanın) rızası evliliğin geçerliliği için şart sayılır. Ancak Türkiye’de ağırlıklı olarak Hanefi mezhebi uygulandığı için, burada Hanefi görüşü önceliklidir.

Sonuç

Özetle, dul bayanın evlenmesinde kendi rızası en önemli şarttır. Ailenizin rızası olmaması evliliği engellemez ancak aile ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmak faydalıdır. Dua ve sabır ile bu süreci yürütmeniz, Allah’ın izniyle hayırlı sonuçlar doğuracaktır.

Dualarımız sizinle, Allah yolunuzu açık etsin.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

İlgili Fetvalar