Dini hükümlerden bazıları reddeden ama namaz da kılan biri Müslüman mıdır?
Sorunun Detayı
"Müslüman olan bir kardeşimiz kendisini dinden çıkaran cümleler kurarak ve bu bilgileri beyninde kabullenmiş olarak namazlarını kılıyorsa, bunun durumu nedir? Sürekli dinden çıkıp dine mi giriyordur yoksa hiç girmiyor mudur? Örnek verecek olursak sabah kalktığında kadın başını örtmek zorunda değildir deyip ve bunu tamamen hissediyorsa yani bu bilgi onun için artık değiştirilemez bir bilgi ise ve öğle namazını kıldıysa, hatta beş vakit namaz kılıyorsa ama bu fikir hep kafasında sabit bir şekilde duruyorsa Müslüman olarak mı yaşıyordur, yoksa durumu nedir?"
Açıklama
Bir kişinin İslam dininin bazı hükümlerini reddetmesi ve bu reddedişi kalben benimsemesi, onun İslamî kimliği ve Müslüman olup olmadığı konusunda önemli bir meseledir. Bu durum, kişinin imanını, küfürle reddedişini ve dolayısıyla dinî statüsünü etkiler.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, İslam'ın temel esaslarından olan farzları ve kesin hükümleri inkar etmek, kişinin dinden çıkmasına sebep olur. Namaz kılması, dinden çıkmayı önlemez. Yani kişi, dinden çıkmış olsa bile namaz kılabilir ancak bu onun Müslüman olduğu anlamına gelmez.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de iman ile küfür arasındaki fark net olarak belirtilmiştir:
"Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz o, apaçık bir sapıklık içinde olur." (Nisa, 4/115)
Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:
"İman, kalple tasdik ve dille ikrardan ibarettir." (Buhari, İman 1)
Bir kimse kalben İslam'ın esaslarını inkâr ederse, imanını kaybetmiş olur. Ayrıca başka bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:
"Bir kimse, kalbiyle tasdik etmeden ve diliyle ikrar etmeden namaz kılmaz." (Müslim, İman 44)
Burada kalbin tasdiki iman için şarttır.
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, İslam dininde iman, sadece dıştan yapılan ibadetlerle değil, kalben ve dille tasdikle gerçekleşir. Bir kişi, mesela kadınların başını örtmesinin farz olduğunu reddedip bunu kalben kabul etmiyorsa, bu onun İslam'ın bir hükmünü inkar ettiği anlamına gelir. Bu da imanla bağdaşmaz ve dinden çıkma sebebidir.
Namaz kılması ise onun dinden çıkmasını önlemez; çünkü namaz, ibadet olarak yapılabilir ancak kalpteki inkâr, kişinin Müslüman olduğunu göstermez. Bu kişi, İslam'ın esaslarını reddettiği için küfür durumundadır. Sürekli dinden çıkıp girmekten ziyade, kalben reddettiği sürece dinden çıkmış sayılır.
Bu durum, kişinin İslamî kimliği ve toplumsal ilişkileri açısından hassas bir meseledir. İslam alimleri, böyle kimselere tebliğ ve davet yoluyla doğruyu anlatmayı, kalplerini İslam'a döndürmeyi tavsiye ederler. Zorlamadan, sevgi ve hikmetle yaklaşmak önemlidir.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer görüştedir; farzları inkar edenin dinden çıkacağı konusunda ittifak vardır. Ancak bazı durumlarda kişinin niyeti, cehaleti veya yanlış anlaması göz önünde bulundurularak farklı değerlendirmeler yapılabilir. Fakat kalben inkar kesinleşmişse, bu durum değişmez.
Sonuç
Özetle, bir kişi İslam'ın temel hükümlerinden birini kalben reddediyorsa, namaz kılması onu Müslüman yapmaz; bu kişi dinden çıkmış sayılır. İslam'a dönmesi için doğru bilgi ve iman etmesi gerekir.