Depremden sonra eski hayatımızı özleyip üzülmek günah mıdır?

Sorunun Detayı

"Hocam, ben Malatya’da yaşıyorum. Çok şükür bu depremden dolayı can ve mal kaybımız olmadı. Biz şu an köydeyiz ve biraz zor şartlardayız. Bazen üzülüyorum, ağlayacak gibi oluyorum eski hayatımı özlüyorum ama sonra aklıma enkaz altında kalanlar geliyor ve pişman oluyorum. Bu döngü sürekli böyle devam ediyor. Benim eski hayatıma dönmek istemem ve bu yüzden üzülmem nankörlük mü oluyor acaba, içimde hep böyle bir vesvese oluyor. Rabbim bana kızıyor mudur diye düşünüyorum. Bir de eve gitmek için korkuyoruz ancak köyümüzde de sürekli kalamayız. Evimize sağlam veya az hasarlı ama oturulabilir raporu verdiklerinde gidip oturmamız mantıklı olur mu? Sürekli bilgi kirliliği var. Elimizden gelen hasar tespiti yaptırmak ve bol bol dua edip Rabbimize sığınmaktır. Eğer bunlara rağmen yine enkaz altında kalacaksak bu kaderimizdir diye düşünüyorum. Sizce bu düşüncem doğru mu?"

Açıklama

Deprem gibi büyük felaketlerden sonra eski hayatı özlemek ve yaşanan zorluklar karşısında üzülmek insanî bir duygudur. Bu duyguların yaşanması, imanla bağdaşmaz mı diye endişe etmek de sık rastlanan bir durumdur.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek esastır ancak insanın zor ve sıkıntılı durumlarda üzülmesi, eski güzel günleri hatırlaması ve bu yüzden hüzünlenmesi günah değildir. Bu, insanın fıtratında olan bir duygudur ve nankörlük olarak değerlendirilmez. Önemli olan, bu duygular içinde Allah’a tevekkül etmek, sabretmek ve şükretmeyi unutmamaktır.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de Allah, kullarının zorluk ve sıkıntılar karşısında sabretmelerini ve O'na yönelmelerini emreder:

"Ey iman edenler! Sabredin, sabırda birbirinizle yardımlaşın ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz." (Âl-i İmrân, 3/200)

Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"Müminin hali ne gariptir! Onun her hâli hayırdır. Bu durum, yalnızca mümine mahsustur. Eğer başına bir sevinç gelirse şükreder, bu onun için hayır olur. Eğer başına bir sıkıntı gelirse sabreder, bu da onun için hayır olur." (Sahih Müslim)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman kardeşim, deprem gibi büyük felaketler sonrası yaşanan travma ve zorluklar karşısında insanın eski hayatını özlemesi, üzülmesi çok doğaldır. Bu, nankörlük değil, insanın fıtratında olan bir duygudur. Önemli olan bu duygular içinde Rabbimize sığınmak, sabretmek ve şükretmeyi unutmamaktır. Üzüntünüzü Allah’a açabilir, dua ve istiğfarla kalbinizi rahatlatabilirsiniz.

Evlerin durumu konusunda ise, uzmanların hasar tespiti yapması ve resmi raporların beklenmesi gerekir. Sağlam veya az hasarlı raporu verilen evlerde oturmak, Hanefi fıkhına göre caizdir ve mantıklıdır. Çünkü İslam dini, can güvenliğini korumayı emreder. Bilgi kirliliğine karşı resmi kurumların ve uzmanların açıklamalarına itibar etmek, tedbir almak ve dua etmek en doğru yaklaşımdır.

Kader inancı da İslam’da çok önemlidir. Elinizden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmak, kalbinizi rahatlatır. Bu, teslimiyet ve tevekkülün gereğidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde, insanın zor durumda üzülmesinin günah olmadığını, ancak sabır ve şükürle bu duyguların dengelenmesi gerektiğini belirtirler. Örneğin Şafii mezhebi de sabır ve tevekkülün önemini vurgular.

Sonuç

Eski hayatınızı özlemek ve üzülmek günah değildir. Önemli olan bu duygular içinde Rabbimize sığınmak, sabretmek ve şükretmektir. Evlerin durumu hakkında uzman raporlarına göre hareket etmek ve dua ile desteklemek en doğru yoldur.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar