Çift, Evlilikten Sonra Nerede İkamet Etmelidir?

Sorunun Detayı

"Evli olmayan ama evlenmek isteyen bir çiftin nerede ikamet edecekleri konusu hakkında zorluk çektikleri takdirde hangi hüküm geçerli olur? Haliyle iki aday da kendi büyüdüğü şehirde, anne babasının yanında kalmayı tercih ediyor. İki gencin de kendince sebepleri var. Kız tarafı hamilelik ve lohusalık döneminde yalnız kalmaktan korktuğunu söylüyor. Velilerin kaldıkları şehirlerin arasında 100 km mesafe var. Bu durumda dini hüküm nedir? Kız evlenmeden önce şart koşup, anne babasının olduğu yerde kalmak istediğini bildirirse, ‘Bir kadın, eşinin gittiği yere gider. Dinin emri böyledir. Bunun ötesi ise başımızdaki fitnedir.’ hükmü geçerliliğini kaybeder mi?"

Açıklama

Evlenen çiftlerin birlikte nerede ikamet edecekleri konusu, hem aile huzuru hem de dini sorumluluklar açısından önemlidir. Bu konuda tarafların hakları, sorumlulukları ve karşılıklı anlayış ön plandadır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, evlilikten sonra çiftin birlikte yaşaması esastır. Kadın, kocasıyla birlikte yaşamakla yükümlüdür. Ancak bu, kadının makul ve geçerli sebeplerle ayrı kalamayacağı anlamına gelmez. Kızın hamilelik ve lohusalık gibi hassas dönemlerde anne yanında kalmak istemesi makul bir sebeptir ve bu durumda kocanın da anlayış göstermesi gerekir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de evlilikle ilgili genel prensipler ve eşlerin birbirine karşı sorumlulukları belirtilmiştir:

"Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbisesisiniz." (Bakara, 2/187)

Bu ayet, eşlerin birbirine yakın ve destekleyici olması gerektiğini ifade eder.

Hadislerde ise Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"Kadın, kocasıyla birlikte yaşamak zorundadır." (Müslim, Nikah, 91)

Ancak bu hüküm, kadının makul mazeretleri varsa ayrı kalamayacağı anlamına gelmez.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, evlilikte esas olan çiftin birlikte yaşamasıdır. Ancak günümüzde özellikle hamilelik ve lohusalık dönemleri gibi hassas zamanlarda kadının anne babasının yanında bulunması psikolojik ve fizyolojik açıdan faydalıdır. Bu durumda, kocanın eşinin bu ihtiyacını anlaması ve desteklemesi gerekir. İslam dini kolaylık ve merhamet dinidir; zorluk çıkarılması uygun değildir.

Tarafların yaşadığı şehirler arasında 100 km mesafe olması, iletişim ve ziyaret imkanları açısından aşılabilir bir mesafedir. Bu süreçte çift, karşılıklı anlayışla geçici olarak ayrı kalabilir. Ancak kalıcı ayrılık, aile huzurunu zedeler ve mümkün olduğunca önlenmelidir.

Kız tarafının evlenmeden önce anne yanında kalmayı şart koşması, evlilik akdinde bir şart olarak konulabilir. Bu durumda kocanın bu şartı kabul etmesi gerekir. Çünkü evlilikte tarafların rızası ve şartları önemlidir. "Kadın, eşinin gittiği yere gider" hükmü genel bir prensip olup, makul mazeretler ve şartlar bu hükmü sınırlayabilir.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde kadının kocasıyla yaşaması esas kabul edilir. Ancak Maliki mezhebinde, kadının makul mazeretlerle ayrı kalması daha esnek yorumlanabilir. Diyanet İşleri Başkanlığı da aile içi anlayış ve kolaylık prensibini vurgular.

Sonuç

Sonuç olarak, evli çiftin birlikte yaşaması esastır ancak makul mazeretler, özellikle hamilelik ve lohusalık dönemlerinde kadının anne yanında kalması kabul edilebilir. Taraflar karşılıklı anlayışla hareket etmeli, evlilik öncesi şartlar açıkça konuşulmalıdır. İslam dini kolaylaştırmayı emreder; zorlaştırmayı değil.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar