Cemaatlerdeki, tarikatlardaki yanlış politikalara karşı nasıl tavır takınmalıyız?
Sorunun Detayı
"Bir grupta, bir cemaatte bid'at bir uygulama ya da sünnete ters bir şey gördüğümüz zaman yangından kaçar gibi kaçmak mı gerek yoksa o onların bid'ati, ben bunun yanlışının farkındayım, ben doğrularını almalıyım mı demem gerek? Daha açık olmam gerekirse; büyük bir cemaatin liderinin papayla görüşüp, 'Benim için geldi. Onu öptüm. Şimdiye kadar onu kimse öpmedi' diye TV kanallarına demeç vermesi Allah katında gram değeri olmayan papayı kendi üstüne hatta sıradan bir Müslümanın üstüne koyması. Bu gruptan kaçmak mı gereklidir yoksa yaşından dolayıdır mı demek gerek? Senin aklın almaz kurcalama politikası mı bu? Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- 'Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır' demiş. Tasavvuf ehli diye bilinen insanlar bunları yaptığında tasavvufa mensup olmak doğru değil diyorum. Merhum Esad Coşan hoca efendi sözüne güvendiğim bir insandı. Bu zat da tarikat ehliydi. O zaman doğru yol bu diyordum. Şimdi ise gerçekten kafam karışmış durumda. Doğru bir mü'min olman için bir cemaat aramak zorunda değilsin diyebilirsiniz ama çevremden ve ailemden dolayı pek fazla dini yaşayan insanlar yok. Kendimi biraz zorunlu hissediyorum. Sakallı olan, cübbeli olan insanları gördüğümde mutlu oluyorum. Bu insanlarla beraber oldukça kendi hayatıma daha fazla dikkat ediyorum."
Açıklama
Bir Müslümanın, içinde bulunduğu cemaat veya tarikatlarda bid'at ve yanlış uygulamalarla karşılaştığında nasıl bir tavır takınması gerektiği, İslam'ın temel prensipleri ve sünnet ışığında önemlidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, bid'at ve yanlış uygulamalara karşı Müslümanın tavrı, onları açıkça reddetmek, doğru olanı almak ve yanlışlardan uzak durmaktır. Ancak bu tavır, fitne çıkarmadan, saygı ve hikmetle yapılmalıdır. Yanlış uygulamalara karşı körü körüne kabullenmek veya tamamen cemaatten kaçmak zorunlu değildir; doğruyu seçmek ve yanlışları düzeltmeye çalışmak esastır.
Deliller
Kur'an ve hadisler, bid'at ve sapkınlıklara karşı uyarıda bulunur ve doğru yolda sabretmeyi öğütler:
“İşte bu, Allah'ın doğru yoludur; ona uyun ve başka yollara sapmayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasınlar. İşte size öğüt veren budur.” (Kur'an, En'am, 6:153)
“Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, kıyamet gününde beni görmeyecektir.” (Hadis, Tirmizi)
“Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır; bunların hepsi cehennemliktir, ancak bir fırka hariç.” (Hadis, Müslim)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, bir cemaat veya tarikat içinde yanlış uygulamalar veya bid'atlar gördüğünde, bunlardan kaçmak ya da tamamen uzaklaşmak bazen mümkün olmayabilir. Özellikle aile ve çevre bağları güçlü ise, bu durum daha da zorlaşır. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, öncelikle kendi imanın ve ibadetinin sağlam olmasıdır. Yanlışları fark edip, onları açıkça reddetmek ve doğru olanı almak önemlidir. Ancak bu reddediş, saygı çerçevesinde, fitneye yol açmadan ve insanları kırmadan yapılmalıdır.
Bir liderin veya cemaatin yanlış davranışlarını görüp eleştirmek, İslam'ın emrettiği bir sorumluluktur. Ancak bu eleştiriyi yaparken, kişisel hakaretlerden ve aşırı tepkilerden kaçınmak gerekir. Efendimiz (s.a.v.)'in ümmetin ayrılmasıyla ilgili hadisi, farklı görüş ve uygulamaların olacağını, ancak doğru yolun sabır ve ilm ile bulunacağını gösterir.
Tarikat ve cemaatler, İslam'ın ruhani boyutunu yaşamak için bir vesile olabilir; ancak bu, her türlü yanlış uygulamanın kabul edilmesi anlamına gelmez. Doğru olan, bid'at ve sapkınlıklardan uzak durmak, sünnete bağlı kalmak ve gerektiğinde uyarıda bulunmaktır. Kendi dini hayatını sağlam temeller üzerine kurmak, bu tür karışıklıklarda en güvenilir yoldur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de genel olarak bid'at ve yanlış uygulamalara karşı uyarıda bulunur. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde bid'at reddedilir. Ancak bazı tasavvuf ekollerinde, uygulamalarda farklılıklar olabilir; bu konuda alimler arasında ihtilaflar bulunabilir. Önemli olan, Kur'an ve sahih sünnete uygunluk ölçüsüdür.
Sonuç
Yanlış uygulamalara karşı duyarlı olmak, doğruyu almak ve bid'atlardan kaçınmak gerekir. Cemaatten tamamen kaçmak zorunda değilsiniz; ancak kalbinizle ve aklınızla doğru olanı seçip uygulamak en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.