Bu dönemde nasıl emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l münker yapılır?
Sorunun Detayı
"Hocam iyiliği emretmek kötülüğü engellemek (emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l münker) dinimizin emirlerindendir. Bunu biliyoruz ve inanıyoruz da ancak günümüzde kötülükler kanunlarla korunma altına alınmış gibidir. İnsanlar hatta en yakınlarımız ve aile bireylerimiz bile Allah’ın yasakladığı bir şeyi yapabiliyorlar ve müdahale ettiğimizde karşımızda devleti buluyoruz. Bu durumda iyiliği emretmek vazifesinden geri kalmak olarak söylenebilecek bir günah mı işliyoruz?"
Açıklama
Emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker, İslam'ın temel emirlerinden olup, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak anlamına gelir. Günümüzde bu görev, sosyal ve hukuki sınırlar içinde dikkatle yerine getirilmelidir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker farz-ı kifayedir; yani toplumun bir kısmı bu görevi yerine getirirse, diğerleri sorumluluktan kurtulur. Ancak bu görev, kişinin kendi gücü ve imkanları ölçüsünde, zarar vermeden ve kanunlara uygun şekilde yapılmalıdır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de bu emir açıkça belirtilmiştir:
"Emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker edenler, kurtuluşa erenlerdir." (Âl-i İmrân, 3/104)
"İyiliği emredin, kötülükten sakındırın, müminlere karşı merhametli olun." (Âl-i İmrân, 3/110)
Hz. Peygamber (s.a.v) de şöyle buyurmuştur:
"Müminin kardeşi onun elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." (Buhari, Edeb 69)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, günümüzde iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, özellikle kanunların ve sosyal düzenin koruduğu alanlarda hassasiyet gerektirir. İnsanların özgürlükleri ve devletin hukuk sistemi içinde hareket etmek zorundayız. Bu nedenle;
- Öncelikle kendi davranışlarımızla örnek olmalıyız. İyiliği emretmenin en etkili yolu, güzel ahlak ve davranış sergilemektir.
- Doğrudan müdahale riskli ise, nasihat ve tavsiye yolunu tercih etmeliyiz. Kardeşlik ve sevgi çerçevesinde yapılan uyarılar daha etkilidir.
- Kanunlara aykırı hareket etmekten kaçınmalıyız. Devletin koyduğu sınırlar içinde kalmak, emr-i bi’l-marufun gereğidir.
- Toplumsal ve ailevi ilişkilerde sabırlı ve anlayışlı olmalıyız. Zorlayıcı ve kırıcı tutumlardan kaçınmak gerekir.
- Gerekirse, yetkili mercilere şikayette bulunmak da bir yoldur. Bu, doğrudan müdahaleden daha güvenli ve etkili olabilir.
Bu şekilde hareket etmek, hem dinin emrine uygun olur hem de sosyal düzeni korur.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münkerin farz-ı kifaye olduğunu kabul ederler. Ancak uygulamada zaruret ve maslahat ölçütüyle hareket edilmesi gerektiğini vurgularlar. Bazı alimler, kişinin kendi gücünü aşan müdahalelerden kaçınmasını, toplumsal barış ve huzurun korunmasını öncelikli görür.
Sonuç
Sonuç olarak, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker vazifesinden geri kalmak günah değildir, özellikle imkân ve şartlar elverişli değilse. Ancak bu görev, uygun yöntemlerle, sabır ve hikmetle yerine getirilmelidir. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız hadisi ışığında hareket etmek en doğrusudur.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.