Bir Tarikat Değerlendirmesi
Sorunun Detayı
"Selamunaleykum bismillah.Benim sorum Tarikatlar Dünyası sohbetiniz hakkındadır. Gaziantep’te tarikat grubu var(ismini vermeyelim) buraya mensup bazı tanıdıklarım var bunlardan bir kaçıyla konuşmalarım oldu ve bu insanlar bir yerde başı dara düştüğünde şeyhlerini çağırıp yardım istediklerini söylüyorlar ve onunda buna icabet edeceğine inanıyorlar. Ayrıca Adıyaman ilimizde bir tarikat var bilirsiniz meşhurdur. Oraya da yıllarını vermiş birinci dereceden akrabalarım var onlar da mesela rabıta diye bir ibadet yapıyorlar. Ve bizzat onların ağzından duyduğum gibi aktarıyorum .”Önce gözler kapatılıyor ve gökyüzünden bir nurun(ışığın) Kabe’nin üzerine indiği hayal ediliyor. Sonra bu ışık Kabe’den çıkıp şeyhlerinin alnına bağlanıyor. Ve daha sonra da bu ışık en son müridin alnında son buluyor.” Başka bir tane “Menzile bağlı bir mürid bir esnaf arkadaşının yanına girer ve biraz hoşbeşten sonra esnaf arkadaşın işlerinin iyi olmadığı öğrenen mürid cebinden menzil şeyhinin fotoğrafını çıkarır ve tezgahın üzerine koyar sonra ellerini açar ve o esnaf arkadaşının da ellerini açıp onunla birlikte dua etmesini telkin eder. Tabi o esnaf arkadaş bunun doğruluğundan şüphe duyar ve yapmak istemez.” Bu ve benzeri birçok örneği bulunan, benim Peygamberim Muhammed s.a.v. ile indirilen dine taban tabana zıt ameller var iken. Şimdi siz bu sohbette hakikaten birçok önemli noktaya değindiniz Allah razı olsun sizden ve emeği olan herkesten. İnancımıza göre gerçi sizin de belirttiğiniz gibi yeryüzü nimetleri mü’minler için. Fakat limuzine binmek yada sigara içmek kişiyi şirke (açık anlamda) düşürmediği bilinmekle birlikte bu yukarıda arz ettiğim, asıl iman ile tevhid ile ilgili meseleler ayrıca ümmetin ciğeri şu günlerde zorbaların perçeminde paramparça iken çorbahanelerinde/dergahlarında oturup durmalarını da katmanızı ümit ettim sohbetin ilk dakikasından altmış birinci dakikasına kadar. Allah size selamet versin ve eksiklerinizi gidersin.(cevap beklenerek yazılmamıştır sadece değerli hocamıza ulaşırsa sevinirim inşallah. ayrıca ben herhangi bir tarikata mensub değilim böyle tarikatlarada mensub olmaktan Allah'a sığınırım.ben bu sohbette sizin beni yok saydığınız bir müslüman kardeşinizim sadece) Başarı ancak Allah'tandır. Velhamdulillahi Rabbil Alemin."
Açıklama
Değerli Müslüman kardeşim, tarikatlar İslam tarihinde tasavvuf ve maneviyatı güçlendirmek amacıyla ortaya çıkmış topluluklardır. Ancak bazı uygulamalar ve inançlar İslam'ın temel kaynaklarıyla uyumlu olmayabilir ve bu konuda dikkatli olmak gerekir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre, İslam'ın temel inanç esasları Kur'an ve sahih sünnete dayanır. Allah'a şirk koşmak, yani O'na ortaklar veya aracılar edinmek kesinlikle haramdır. Şeyh veya mürşidin, Allah'ın izni olmadan doğrudan manevi yardımda bulunacağına inanmak veya onlara ilahi bir nurun geçtiğini düşünmek, tevhid inancına aykırıdır ve şirke düşme ihtimali taşır.
Deliller
Kur'an-ı Kerim'de tevhid ve şirk konusundaki uyarılar çok nettir:
"Allah'a ortak koşan kimse, Allah tarafından bağışlanmaz; bağışlanması için başka bir şey yoktur." (Nisa, 4/48)
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin." (Ahzab, 33/70)
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "İmanın en mükemmel hali, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmendir." (Buhari, İman 1)
Detaylı Açıklama
Tarikatlarda yapılan bazı uygulamalar, özellikle rabıta gibi manevi bağ kurma yöntemleri, İslam'ın temel kaynaklarında açıkça yer almamaktadır. Müridin şeyhine manevi bir nurun geçtiğine inanması veya şeyhin fotoğrafını koyup dua etmek gibi uygulamalar, İslam'ın tevhid anlayışıyla çelişebilir. Bu tür uygulamalar, Allah'ın birliğine gölge düşürebilir ve kişiyi şirkten koruyan iman esaslarından uzaklaştırabilir.
İslam'da dua ve yardım istemek yalnızca Allah'a yapılır. Peygamberimiz (s.a.v) ve sahabeler, Allah'tan başka hiçbir varlığa dua etmemiştir. Manevi rehberlik almak, dini bilgiyi öğrenmek ve manevi gelişim için bir mürşide danışmak caizdir; ancak bu, şeyhi Allah ile eş tutmak veya ondan doğrudan ilahi yardım beklemek anlamına gelmez.
Günümüzde tarikatların bazı uygulamaları, özellikle halk arasında yaygın olan hurafeler ve bid'atler olarak değerlendirilmekte, bu nedenle müminlerin bu tür uygulamalardan sakınmaları tavsiye edilmektedir. İslam'ın özüne uygun, Kur'an ve sahih sünnete dayalı bir iman ve ibadet hayatı yaşamak esastır.
Diğer Görüşler
Diğer mezhepler de benzer şekilde tevhid inancına zarar veren uygulamalara karşı uyarıda bulunur. Bazı tasavvuf ekolleri, rabıta gibi uygulamaları manevi bir bağ ve kalp huzuru için sembolik olarak görürken, bu uygulamaların sınırlarının aşılmaması gerektiğini vurgularlar.
Sonuç
Sonuç olarak, Allah'a şirk koşmaktan kaçınmak, sadece O'na yönelmek ve dini esasları Kur'an ve sahih sünnet ışığında yaşamak en doğrusudur. Tarikat uygulamalarında dikkatli olunmalı, iman esaslarına aykırı olanlardan uzak durulmalıdır.