Bir şeyhten zikir programı almadan zikir çekilmez mi?

Sorunun Detayı

"Hocam ben işten sonra akşamları dinlenirken kendim bir program yaparak program dâhilinde zikirler çekiyorum. Bu şekilde birkaç senedir bunu devam ettirmeye çalışıyorum. Kendim o günkü yorgunluğum durumuma göre sayıyı belirliyorum bazen fazla bazen eksik bu şekilde bunu devam ettirmeye çalışıyorum.
Bazı yerlerde zikrin sistemli bir şekilde mürşit veya şeyhten ders alınarak onun verdiği sayıyı takip ederek kişiyi gerçek manada amacına ulaştıracağını aksi halde kendimiz manevi ihtiyacımızı tam bilmeyip çok ilerlemeyeceğimizi duydum.
Bu aklımda bazı soru işaretleri oluşturdu. Acaba düzenli olarak yapmaya çalıştığım bu zikirleri bir şeyh gözetiminde yapmadan Allah’ı zikir için hadislerde bahsedilen müjdeli durumlara ulaşamam mı diye endişelenmeye başladım.
Kur’an ve sünnet ışığında zikir konusunda nasıl bir yol izlemem gerektiği ile ilgili tavsiyelerinizi istiyorum hocam."

Açıklama

Zikir, Allah’ı anmak ve kalbi O’na yönlendirmek için yapılan ibadetlerden biridir. Kişinin kendi başına zikir yapması veya bir mürşit/şeyh rehberliğinde zikir çekmesi konusu İslam fıkhında ve tasavvufî pratiklerde farklı boyutlarıyla ele alınır.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre zikir yapmak, Allah’ı anmak ve O’na yakınlaşmak için sevap kazandıran güzel bir ibadettir. Zikir, bireysel olarak da yapılabilir ve bunun için mutlaka bir şeyhten program almak zorunlu değildir. Ancak tasavvufî yolda ilerleyenler için mürşidin rehberliği faydalı olabilir. Fakat Kur’an ve sahih hadisler ışığında, zikir yapmak için mürşit veya şeyh zorunluluğu yoktur.

Deliller

Kur’an-ı Kerim’de zikir yapmanın önemi birçok ayette vurgulanmıştır:

“Gecenin bir kısmında, gündüzün iki kısmında ve insanların çoğunun uyuduğu zamanlarda Allah’ı an (zikret). Umulur ki sen şükredersin.” (Âl-i İmrân, 3/191)
“Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.” (Ahzâb, 33/41-42)

Hz. Peygamber (s.a.v) de zikir yapmanın faziletini şöyle bildirmiştir:

“En sevimli amel, az da olsa devamlı olandır.” (Buhari, Edeb 76)

Bu hadis, zikirde sürekliliğin önemini vurgular ancak zikirin mutlaka mürşit gözetiminde yapılması gerektiğine dair bir ifade içermez.

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, zikir ibadeti kalbin Allah’a yönelmesi ve O’nu anmasıdır. Bu ibadeti kendi başınıza, samimiyetle ve düzenli olarak yapmanız çok kıymetlidir. Zikir sayısını kendi halinize göre ayarlamanız, yorgunluk ve ruh halinize göre esneklik göstermeniz Hanefi fıkhına göre caiz ve makbuldür. Çünkü zikirde esas olan kalbin Allah’a yönelmesi ve samimiyettir.

Öte yandan, tasavvufî pratiklerde mürşit veya şeyhin rehberliği, kişinin manevi ilerlemesini desteklemek, yanlış uygulamalardan korumak ve daha derin manevî tecrübeler kazandırmak için önerilir. Ancak bu, zikir yapmanın şartı değildir. Mürşit olmadan da Kur’an ve sünnet doğrultusunda zikir yapılabilir ve Allah’ın rızasına ulaşılabilir.

Günümüzde, özellikle internet ve kitaplar aracılığıyla sahih kaynaklardan zikir öğrenmek mümkündür. Ancak zikir yaparken Allah’a karşı samimi olmak, kalbi meşgul eden dünya işlerinden arınmak, huşu içinde olmak esastır. Zikir sayısına takılıp ruh halini zorlamak veya kendini yormak doğru değildir. Hz. Peygamber’in tavsiyesi de budur: “Az da olsa devamlı olan amel daha sevimlidir.”

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler ve tasavvufî ekoller mürşit veya şeyh rehberliğini daha çok önemsese de, genel İslam fıkhında zikir yapmanın mürşit zorunluluğu yoktur. Şafii, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde de zikir ibadeti bireysel olarak yapılabilir. Ancak tasavvufî pratiklerde mürşidin rehberliği manevi gelişim için tavsiye edilir.

Sonuç

Kardeşim, zikir ibadetini kendi halinle, samimiyetle ve düzenli olarak yapman sevap kazandırır. Mürşit veya şeyh rehberliği faydalı olabilir ama zorunlu değildir. Kur’an ve hadisler ışığında, kalbini Allah’a yönelterek, zorlamadan ve samimiyetle zikir yapmaya devam etmeni tavsiye ederim.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar