‘Ben Allah’a Yakınlıkta Neredeyim?’ Bu soru bize bir ömür yeter!
Sorunun Detayı
"Selamünaleyküm muhterem hocam. Allah (celle celalühü)’nin sıfatları hususunda ‘Allah nerede?’ sorusunu cevaplandırırken, farklı görüşler olduğunu ifade etmişsiniz. Bu konuları irdelemenin çok doğru olmadığını biliyorum fakat düşüncelerimin yerine oturması için affınıza sığınarak biraz daha açıklık getirmenizi rica ediyorum. Sizi Allah için seviyor ve dualarınızı istirham ediyorum."
Açıklama
Allah’a yakınlık ve Allah’ın zatı ile ilgili sorular, İslam tevhid inancının temel meselelerinden biridir. Bu konuda farklı anlayışlar ve yorumlar bulunmakla birlikte, esas olan Kur'an ve sahih hadislerin rehberliğinde doğru bir yaklaşım sergilemektir.
İslami Hüküm
Hanefi mezhebine göre Allah’ın zatı mekân ve zaman ile sınırlı değildir. Allah her şeyin üzerindedir ve her yerde hazır ve nazırdır. Ancak bu, Allah’ın yaratılmışlar gibi bir mekânda bulunması anlamına gelmez. Allah’ın zatı hakkında kesin bilgi vermek mümkün değildir; bu konuda tevhid akidesine uygun şekilde tevazu ve saygı ile yaklaşmak gerekir.
Deliller
Kur'an-ı Kerim’de Allah’ın her şeyden üstün ve yüce olduğu vurgulanır:
“Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O her şeyi kuşatandır.” (Âl-i İmrân, 3/189)
“O, arşı üzerinde istiva etti.” (Tâhâ, 20/5)
Hz. Peygamber (s.a.v) de Allah’ın zatı ve sıfatları hakkında şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın zatına ve sıfatlarına inanınız, ancak onları yaratıklara benzetmeyiniz.” (Tirmizî, İman, 9)
Detaylı Açıklama
Değerli Müslüman, Allah’ın zatı ve sıfatları hakkında insan aklı sınırlıdır. Allah’ın nerede olduğu sorusu, O’nun zatının yaratılmışlar gibi mekâna tabi olduğunu düşünmekten kaynaklanabilir. Oysa Allah, zatıyla mekândan münezzehtir. Kur’an’da Allah’ın arş üzerinde “istiva” ettiği belirtilir; bu ifade, Allah’ın yüceliğini ve hükümranlığını anlatır, fiziksel bir yerleşmeyi değil. Allah her yerde hazır ve nazırdır, yani her an her şeyi bilmekte ve görmekte, her şeye hükmetmektedir.
Bu konuda tefekkür etmek, Allah’a yakınlık duygusunu artırır ancak sınırları aşmak, O’nu yaratılmışlara benzetmekten kaçınmak gerekir. Allah’a yakınlık, O’nu kalben sevme, emirlerine uyma ve O’na teslim olmaktır. Bu, ibadet ve takva ile mümkün olur.
Diğer Görüşler
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de benzer şekilde Allah’ın zatının mekândan münezzeh olduğu kabul edilir. Malikî mezhebinde ise bazı ifadelerde Allah’ın arş üzerinde istiva ettiği daha vurgulu şekilde anlatılır ancak bu da mecazi anlamda yorumlanır. İslam alimleri arasında bu konuda ihtilaf yoktur; asıl önemli olan Allah’ın zatını yaratıklarla karıştırmamaktır.
Sonuç
Allah’ın zatı mekân ve zamandan münezzehtir, O her yerde hazır ve nazırdır. Allah’a yakınlık, O’nu kalpten sevme ve emirlerine uyma ile mümkündür. Bu hususta tevazu ile hareket etmek, imanımızı sağlamlaştırır.
Sizin de bir sorunuz mu var?
Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.