Belediyenin Kulübesine Kazara Çarptım, Ne Yapmalıyım?

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm hocam. Şu an Türkiye’de tatildeyim, ehliyetim yok. Amcamın arabasını kullanıp kaza yaptım bugün, ama Allah’a şükür kimseye bir şey olmadı yalnız belediyenin bir kulübesine çarptım ve yarı kulübe yıkıldı o an çok büyük bir şoktaydım bütün millet toplandı ve birisi bana buradan çabuk ayrıl dedi ve yanımdaki akrabalar beni eve götürdü. Şimdi vicdan azabı çekiyorum bu bir kazaydı ama tam olarak o kulübe yıkıldı diye kul hakkına girdim mi bilmiyorum. Allah rızası için bana yardım edin hocam."

Açıklama

Değerli Müslüman, trafikte kazalar istemeden gerçekleşebilir ve bu durumlarda İslam hukuku kul hakkı ve sorumluluk konularını gündeme getirir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, kazara bir mala zarar verilmesi durumunda zarar veren kişinin zararı tazmin etmesi gerekir. Kul hakkı söz konusu olduğunda, zarar görene hakkını vermek farzdır. Ancak zarar bilinçli veya kasıtlı değilse, zararın tazmini önceliklidir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de mallara haksız yere zarar vermemek emredilmiştir:

"Mallarınızı aranızda haksız yere yemeyin." (En'am, 6/152)

Hz. Peygamber (s.a.v) de zarar görenin hakkının verilmesini öğütlemiştir:

"Müminin mümine karşı hakkı vardır." (Buhari, Edeb 27)

Detaylı Açıklama

Kardeşim, belediyenin kulübesine kazara zarar vermen durumunda, öncelikle zararını karşılamak senin sorumluluğundadır. Kul hakkı, kişinin malına, canına veya onuruna haksız zarar vermektir. Bu zarar istemeden olmuşsa, zararı tazmin etmek gerekir. Şu an yapman gereken, belediyeye durumu bildirmek ve zarar gören kulübenin tamiri için gereken maddi desteği sağlamak olmalıdır. Vicdan azabı çekmen, sorumluluğunu düşündüğünün işaretidir ve bu güzel bir haslettir. Ancak sorumluluğunu yerine getirerek kul hakkını kapatabilirsin. Kazadan sonra olay yerinden ayrılman, eğer zarar görene haber verilmeden ve tazminat için adım atılmadan olduysa, bu durum İslam hukukunda hoş karşılanmaz. Fakat şimdi durumun farkında olduğuna göre, zararı karşılamak için belediye ile iletişime geçmen gerekmektedir. Günümüzde belediyeler genellikle bu tür durumlarda resmi tutanak tutar ve zarar tespiti yapar. Senin yapman gereken, bu sürece katılmak ve zararını ödemektir. Ayrıca ehliyetsiz araç kullanmanın trafik kanunları açısından ayrı bir sorumluluğu vardır; ancak İslam hukuku açısından kul hakkı zararını tazmin etmek önceliklidir.

Diğer Görüşler

Diğer mezheplerde de benzer şekilde kazara verilen zararın tazmini esastır. Bazı mezhepler, zarar görenin rızası veya şikayeti olmadan tazminatın zorunlu olmadığını ileri sürebilir, ancak genel kanaat zarar görenin hakkının korunmasıdır.

Sonuç

Öncelikle belediyeyle iletişime geçip zararını tazmin etmen kul hakkını kapatacaktır. Kazanın istemeden olduğunu ve sorumluluğunu yerine getirmek istediğini göstermen önemlidir. Bu şekilde hem İslam'ın adaletine uygun davranmış olursun hem de vicdan rahatlığına kavuşursun.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar