Anlık Öfke İle Boşanma

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm. Sayın hocam benim sorum boşanma ile ilgili olacak. Maalesef 22 yıllık mutlu bir evlilikten sonra bir anlık bir öfke ile tartışma ve eşimin evi terk edip ablasına gitmesiyle başlayan bir süreç, sonunda mahkeme ve 3.duruşmada ablası ve eniştesinin abartılı ve hatta yalan denilebilecek şahitliklerinin neticesinde ve hâkimin beni ve 20 yaşında kızımızı bile dinlemeye gerek bile duymadan, boşanmak istemediğimi söylediğim halde boşaması oldu. Şimdi benim size sormak istediğim soru:
1-Eşimin evi terk edip gittiğini öğrendiğim ilk anda (o duymadı, gıyabında arkasından)artık ne bu dünya da ne ahret de karım değil diye söyledim.
2- Mahkemede bana tek söz hakkı ayrılmak istemiyorum demem oldu, buna rağmen hakim bizi boşadı, bu durumda benim tekrar eşimle bir araya gelme çabam olmalı mı, biz dinen artık barışıp, tekrar karı koca olabilir miyiz? Allah razı olsun şimdiden cevabınız için."

Açıklama

Boşanma, İslam hukukunda evliliğin sona erdirilmesi anlamına gelir ve bu konuda Kur'an ve hadisler rehberdir. Anlık öfke ile söylenen sözlerin boşanma hükmü doğurup doğurmayacağı ve sonrasında nasıl hareket edilmesi gerektiği önemlidir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, eşinizin evi terk etmesi ve sizin gıyabında "artık ne bu dünyada ne ahirette karım değildir" demeniz boşanma sözünün gerçekleşmesi için şart olan üç kez boşama (talak) sayılmaz. Ancak mahkeme kararı ile boşanmanız gerçekleşmişse, bu durumda boşanma hükmü geçerlidir. Siz mahkemede boşanmak istemediğinizi belirtmiş olsanız da, mahkemenin verdiği karar İslam hukukunda da geçerlidir. Boşanma gerçekleştiği için tekrar evlenmeniz için aranızda nikah akdi yapılması gerekir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de boşanma ile ilgili ayetler şunlardır:

"Boşanmayı iki defa yapın, sonra ya iyilikle tutun ya da güzelce bırakın." (Bakara, 2:229)
"Kadınlar için de boşanma hakkı vardır, aynı şekilde erkekler için de vardır." (Bakara, 2:228)

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"Boşanma en nefret edilen helal şeydir Allah katında." (Buhari, Talak, 1)

Detaylı Açıklama

Değerli Müslüman, anlık öfke ile söylenen sözlerin hükmü konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir. Ancak boşanmanın gerçekleşmesi için sözlerin açık ve kesin olması, karşı tarafın duyması ve niyetin bulunması gerekir. Siz eşinizin gıyabında bu sözleri söylemişsiniz, bu Hanefi mezhebine göre talak sayılmaz. Fakat mahkeme kararı ile boşanmanız gerçekleşmişse, bu İslam hukuku açısından da geçerlidir. Mahkeme kararı, Türkiye'de İslam hukukunun uygulanması açısından bağlayıcıdır ve boşanmanın gerçekleştiğini gösterir.

Şimdi önemli olan, eğer aranızda sevgi ve saygı varsa, tekrar evlenmek için nikah akdini yenilemenizdir. Bu, İslam'da boşanma sonrası barışmanın yolu olarak kabul edilir. Eşler birbirine karşı sabırlı, anlayışlı ve hoşgörülü olmalıdır. "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" hadisi ışığında, aileyi korumak için çaba sarf etmek önemlidir.

Mahkeme sürecinde yaşanan olumsuzluklar ve şahitlikler sizi üzmüş olabilir. Ancak İslam, aileyi korumayı ve barışmayı teşvik eder. Kızınızın ve sizin ruh sağlığınız için de barışma çabaları faydalı olabilir. Eğer barışma mümkün değilse, her iki taraf da hakkaniyetle hareket etmeli, çocukların hakları korunmalıdır.

Diğer Görüşler

Şafii ve Hanbeli mezheplerinde, boşama sözünün kesin ve karşı tarafın duyduğu durumda anında boşama gerçekleşir. Maliki mezhebinde ise boşama sözlerinin tekrar edilmesi ve niyetin açık olması gerekir. Ancak mahkeme kararı ile boşanma gerçekleşmişse, tüm mezhepler bu kararı dikkate alır.

Sonuç

Mahkeme kararı ile boşanmanız gerçekleşmiştir. Dinen tekrar evlenmek için nikah akdi yapılmalıdır. Barışma ve aile birliğini koruma yolunda çaba göstermek her zaman teşvik edilir. Allah kolaylık versin.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

Sizin de bir sorunuz mu var?

Aradığınızı bulamadıysanız, sorunuzu bize iletin. Fıkhi delillerle desteklenmiş ücretsiz yanıt alın.

Soru Sor

İlgili Fetvalar