Altın Hesabı

Sorunun Detayı

"Selamünaleyküm, merhaba sitenizde faizsiz bankacılık ile ilgili fetvalarınızı okudum ve gönül rahatlığıyla % 100 caizdir denemediğini gördüm. Bu itibarla şöyle bir soru sormak istiyorum ve cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum:" Faizsiz bir finans kurumunda altın hesabı veya dolar hesabı açılsa ve altın veya dolar yükseldikçe satılsa ,düştükçe tekrar alınsa ve bu sürede tahakkuk eden kâr payına hiç dokunulmayıp fakir fukaraya verilse caiz bir iş yapmış olur muyuz ,bir vebalimiz olur mu?""

Açıklama

Altın veya döviz hesabı açarak faizsiz finans kurumlarında işlem yapmak, günümüzde yatırım ve tasarruf açısından sıkça sorulan bir konudur. Bu tür hesaplarda kâr payının nasıl değerlendirilmesi gerektiği ise önemli bir meseledir.

İslami Hüküm

Hanefi mezhebine göre, altın ve döviz gibi değerli metallerle yapılan işlemlerde ribâ (faiz) yasağına dikkat edilmelidir. Faizsiz finans kurumlarında kâr payı adı altında verilen miktar, eğer gerçek bir ticaret veya yatırım sonucu elde edilmemişse, ribâ hükmüne girebilir. Ancak kâr payı fakir fukaraya verilirse, bu durum sorumluluğu ortadan kaldırmaz; çünkü ribâ haramdır ve ondan kaçınmak gerekir.

Deliller

Kur'an-ı Kerim'de ribâ kesinlikle yasaklanmıştır:

"Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimseler gibidir. Bu yüzden onları uyar ki, iman etsinler ve Allah'tan bağışlanma dilesinler." (Bakara, 2/275)

Hz. Peygamber (s.a.v) de ribâ konusunda şöyle buyurmuştur:

"Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpa ile, hurma hurma ile, tuz tuz ile, miktar ve aynı cins olmak şartıyla, el değiştirir. Aksi takdirde ribâ olur." (Müslim)

Detaylı Açıklama

Faizsiz finans kurumları, klasik bankacılıktaki faizi aradan çıkararak kâr ve zarar ortaklığı esasına dayanan ürünler sunar. Ancak altın ve döviz hesaplarında, bu varlıkların alım-satımı sırasında fiyat farkından kâr elde etmek mümkündür. Bu kâr, gerçek bir ticari faaliyet sonucu ise caiz olabilir. Fakat kurumun kâr payı adı altında sabit veya garantili bir getiri vermesi, ribâ şüphesi doğurur.

Altın ve döviz hesaplarında, fiyat artışından dolayı satıp sonra düşüşte tekrar almak, piyasa riski taşıyan bir işlemdir. Burada önemli olan, kârın garanti edilmemesi ve gerçek bir ticaret faaliyeti olmasıdır. Kâr payının fakir fukaraya verilmesi, bu işlemin haramlığını ortadan kaldırmaz; ancak bu hayır, kişinin sevabını artırır.

Günümüzde birçok faizsiz finans kurumu, bu riskleri minimize etmek için murabaha, mudaraba gibi İslami sözleşmelerle çalışır. Bu nedenle, altın veya döviz hesabı açarken kurumun çalışma prensiplerini iyi anlamak gerekir.

Diğer Görüşler

Diğer mezhepler de benzer şekilde ribâ yasağına dikkat çeker. Şafii mezhebi, altın ve gümüşün el değiştirmesinde aynı anda ve eşit miktarda olmasını şart koşar. Maliki ve Hanbeli mezheplerinde de ribâ yasağı aynıdır. Faizsiz finans kurumlarının uygulamalarında ihtilaflar olabilir, bu nedenle güvenilir ve şeffaf kurumlar tercih edilmelidir.

Sonuç

Değerli Müslüman, faizsiz finans kurumlarında altın veya döviz hesabı açmak caiz olabilir; ancak kâr payının gerçek ticari faaliyet sonucu olması ve garanti edilmemesi gerekir. Kâr payını fakir fukaraya vermek sevap kazandırır ama haram olan ribâyı kaldırmaz. İşlemlerde dikkatli olunmalı, kurumun İslami esaslara uygunluğu araştırılmalıdır.

Bu cevap Kur'an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve İslam fıkhı kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Kişisel durumunuz için bir din alimi veya müftüye danışmanızı tavsiye ederiz.

İlgili Fetvalar